"Kamu Yönetimi Uzmanlık İşidir"

Duyguyu Bul ve Toprakla

 POSTA Gazetesi 10 ocak 2013 / Özlem Denizmen’in yazısı‏

Terfi alamıyorsan tek suçlu patron olmayabilir

 ozlem-denizmen-4

Bilge bir işadamından duymuştum: Karakterimiz geleceğimizdir. Gerçekten niye bazılarımız iş hayatında daha başarılı olurken bazıları sürekli tökezler. Çocukluğumuzda ailemizden gördüklerimiz, gençliğimiz de yaşadıklarımız bilinç altımızı şekillendiriyor ve bu daha ileri yaşlarımızda davranışlarımıza kararlarımıza direkt etki ediyor. Para, pul işlerinde durum farklı sanıyorsanız yanıldığınızı buyrun bilinçaltı uzmanı Seda Diker’den duyun…

*************

Karakterimizde taşıdığımız tüm özellikler çocukluğumuzdan gelişmeye başlıyor. Para karakterimiz için de bu böyle. Çocukluğumuzda ailemiz ya da başka bir güven figüründen gördüğümüz yaklaşım bilinç altımıza etki ediyor ve bu daha ileri yaşlarımızda kararlarımızdan tutun kendimizi nasıl hissettiğimize kadar hatta başkaları ile ilişkilerimize direkt etki ediyor. Bilinçaltı Uzmanı Seda Diker ile bu konuları konuştum ve sordum neden bilinçaltı bu kadar önemli? “Çünkü hayatımı zihnimizle değil bilinçaltımla yönlendiriyorum ama farkında değilim. Orayı temiz tutarsam hayatım değişiyor” dedi.

 

Çok da güzel bir örnek anlattı açıklamak için; Çalıştığı birinin iş hayatında sürekli iniş çıkışları defalarca çok yüksek gelirlere ulaştığı halde tekrar tekrar iflas etmesinin sebebi, babasının çocukluğunda, kendisi için söylediği “Ben bu hayatta neler gördüm”, “Ne zaman düşsem ayağa kalkmayı başardım” övgüleri çıkmış. Bilinçaltı bu genç adam için gerçek başarıyı dipten çıkmak olarak kodladığından, ne zaman refaha kavuşsa bilinçaltı sabote edip iflasa sebep oluyormuş.

 

Değerli Psikolog Yankı Yazgan sohbetimizde ailemizin onaylamasına, takdirine olan ihtiyacımızın ne kadar büyük ve önemli olduğunu ve farkında olmasa da insanın 50’li yaşlarında bile buna büyük ihtiyaç duyduğunu anlatmıştı.

 

Ah şu filmler

Zenginlikten neden korkuyoruz biliyor musunuz? Filmlerde her zaman fakirler iyi, zenginler kötü de ondan. Fakirlik her zaman erdem, zenginlik ve para her zaman kötü ve dejenere anlatılıyor. Yeşilçam filmlerini hatırlayın ya da Titanik filminde fakir oğlan, neşeli eğlenceli, mutlu ama zengin olan filmin kötü adamıdır. Bilinçaltımıza etki eden bu filmler, zengin olmaktan korkmamıza sebep oluyor. Beğenmediğim, sevmediğim biri gibi neden olmak isteyeyim ki? Seda Diker’ye yaptığımız sohbette öğrendiğim şu oldu:

İş hayatında terfi alamadığımız zaman patrona kızmadan önce dönüp kendi içimize bakacağız. Acaba yükselmek istiyor muyum gerçekten, bunu yeterince belli ettim mi sonra…Bence bu iki soruya cevap bulmadan önce patronunuza kızmayın…

 

Bu etkilerden nasıl kurtulacağız?

Seda Diker’e göre bu, iki bacaklı bir konu. Biri hayattan korkmak. Her şey iyi giderken birden terse dönebilir hayat, bu yüzden her şeyi kontrol etmeliyim hissi. Borçta kontrol elden kaçar diye düşünüyoruz.

Bir de yüzleşme problemi var. Para var bankada ya da yatırımda yükselirse iyi ama düştüğünü görmek istemiyoruz. Ya da kredi kartı ekstresini, ödenecek çekleri, görmek istemiyoruz. Bunların olmaması için davranış modeli geliştiriyor bilinçaltı mesela faturaya bakmıyor, geciktiriyor, sonucunda duygu üretiyor vücut.

Suçluluk, vicdan azabı, çaresizlik, öfke… Bu duygular varsa zaten bir kök korku var demektir. TOPRAKLAMAK gerekir.’’

 

Kutu:

Duyguyu bul

5 kez tekrar et

– Önce sessiz bir köşe bul. Yalnız ol.

– Eline kağıt kalem al.

– Sonra para konusunda en korktuğun senaryoyu düşün. Kontrolü kaybedince gelen en büyük korkuyu… O an hislerini yazmaya başla. Ama öyle yüzeysel bir şekilde “kontrolü kaybetmek istemiyorum” falan değil. Aklına geleni NET söyle. Örneğin; “Ne yapacağım ben şimdi”, “Çok korkuyorum”, “Ödeyemezsem ne olacak”, “Batacağız”, “Eşimle kavga edeceğiz”, “Canım çok sıkılıyor”, “Rezil olacağız”…

Bunların alt başlıkları da yavaş yavaş ortaya çıkar ve bilinçaltı kusar kendini. Hiç düşünmeden yazarsın ve ‘’Nefret ediyorum”a kadar gider. “Karnım ağrıyor”, “Zayıf görünmekten korkuyorum”, “Muhtaç olmaktan korkuyorum”…gibi.

– Tepkiler verildikçe duygular hafiflemeye başlar. Bir yerden sonra “Çok yoruldum”, “Bıktım”, “Sıkıldım” hissi olur. Veeee…

– Ondan sonra duygu yukarı tırmanır ve ‘UMUT’ başlar. V harfi gibi, önce aşağı dik iniş sonra yukarı çıkış. Böylece umut kendiliğinden gelir, bunlar yazıldıkça sonunda umut kendi kendine çıkar. (kusmadan sonraki temizlik gibi düşünebilirsiniz)

– Bu şekilde ilerlerken hemen başka bir kağıda pozitif duyguları yazmaya başlıyoruz. Burada çok önemli bir şey var: Alt duygular. Öfke, suçluluk bunları atıyor ama daha temizlemedi! Daha sadece BİLİNÇALTI AÇILDI.

-Sonra “Neden bu kadar kontrolsüz para harcıyorum”, “tatminsizlik”, “mutsuzluk” olacak. Eğer kişi yaza yaza duyguyu yakalarsa sütun halinde sonunda NEGATİF duygular hemen ortaya çıkar.

– Dikkat! Eğer duygusuzca ve  mantığınızla yazılırsa hiçbir sonuç çıkmaz. Çünkü mantık sizi kandırır, ego filan hooop hemen örter üstünü. Tıpkı kazak sökmek gibi, DUYGUların şelale gibi artarda coşkuyla akması lazım.

– Artık burada “Görmem gereken ne var” diye düşünmelisin. Para ile ilgili ve “nasıl değiştirebilirim” KARARLAR almanın tam zamanı; örneğin “Bundan sonra daha cesaretli olacağım.” -“Bundan sonra boşluk duygusunda gidip alışveriş yapmayacağım’’ gibi

-O karar da bir yere yazılıp, 5 kere tekrar edilirse iyi olur.

Finansal Elbiseleri Çıkartın

Soru 1 yıldır evliyim. Evimizin kira, fatura, aidat mutfak giderleri, hepsini ben karşılıyorum. Eşim çalışıyor ve ben daha ne kadar para aldığını bilmiyorum. G iyim harcamalarının da yaklaşık olarak yarısını ben karşılıyorum. Ev için 1 TL dahi harcamıyor. Benden de ek kart yada harcamaları için para istiyor. Beni cimri biri olarak nitelendiriyor. Sizce bir ailede normalde olması gereken durum nedir ? Ailede para nasıl kullanılmalıdır ? ben o yorgun olduğu için tam olarak ev işlerini yapmasa dahi hoşgörü gösteriyorum. Mehmet

Cevap Evlilikte para konularını konuşmak kilit nokta. İkinizin de para konusunda öğrendikleri gördükleri yaşadıkları farklı. Eteklerindekini dökmesini sağla eşinin. Kimbilir neler gizli saklı duygularında. Finansal elbiseleri samimiyetle çıkartabilsin senin önünde.

 

Soru: Ben sürekli sürekli harcıyorum. Tutamıyorum kendimi. Alışveriş yapmaya bayılıyorum. Sonrada üzülüyorum. Ne yapmalıyım? Meltem

Kendine kısa, orta, uzun dönem finansal hedefler belirle. Hedeflerin için birikim yapmak gereksiz harcamaları engeller.

Harcamalarını YAZ, bilmediğin şeyleri kontrol edemezsin. Cebinde küçük bir kağıtla dolaş ya da Cep telefonunda bir yer aç devamlı not al. 1 lirayı bile yaz. Bir ayakkabı kutusuna fişlerini biriktir. Birkaç ay bunu yaparsan nereye ne harcadığını göreceksin. Bunu bilince iler ki aylar icin kendine LİMİT koyabilirsin.

 

Soru: Özlem hanım kredi kartı borcumu kapatmaya kararlıyım. Sonra birikime geçeceğim, ayda kaç para biriktirsem iyidir sizce. Maaşım 2000 lira, ailemle yaşıyorum.

Ayda yüzde 10 biriktirirsen kendini iyi hissedersin.  Yüzde 25 biriktirirsen coşarsın. Karar senin. Sağlık,sevgi ve para ile kal

 

Link to this post:

<a href="http://www.dpud.org/duyguyu-bul-ve-toparla/">Duyguyu Bul ve Toprakla</a>

Yorum Yapılmamış

Bir Cevap Yazın

ÜYELERİMİZDEN HABERLER

No data found, please check the expiration date.

E-Bülten Üyeliği

E-bülten ile hem derneğimiz faaliyetlerinden hem de uzmanlarımızın hazırladığı haber ve dosyalardan anında haberdar olun !

Arşivler


Hit Counter provided by Skylight
Önceki yazıyı okuyun:
2014 Promosyonu Uzman Yardımcıları Tanışma Yemeği
YDS Yönetmeliği Ne Getirdi?

Kamu Personelinin Yabancı Dil Seviyesinin Belirlenmesine yönelik Yönetmelik değişikliği köklü değişiklikler getiriyor: 23/06/2007 tarihli ve 26561 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan...

Kapat