<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Devlet Personel Uzmanları Derneği</title>
	<atom:link href="http://www.dpud.org/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.dpud.org</link>
	<description>Resmi Web Sitesi</description>
	<lastBuildDate>Sun, 12 Feb 2012 09:46:56 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.3.1</generator>
		<item>
		<title>Finansal Sağlığınız Yerinde mi? (CEVAPLAR)</title>
		<link>http://www.dpud.org/finansal-sagliginiz-yerinde-mi-cevaplar/</link>
		<comments>http://www.dpud.org/finansal-sagliginiz-yerinde-mi-cevaplar/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 12 Feb 2012 09:46:56 +0000</pubDate>
		<dc:creator>yonetici</dc:creator>
				<category><![CDATA[Para Durumu]]></category>
		<category><![CDATA[Slaytsov]]></category>
		<category><![CDATA[özlem denizmen]]></category>
		<category><![CDATA[para durumu]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.dpud.org/?p=399</guid>
		<description><![CDATA[İşte size geçen hafta yazdığım testin, ‘olması gereken’ yanıtları…  Finansal açıdan bir-sıfır önde olmak için samimiyetle kendinizle yüzleştiğiniz bu testin cevapları konusunda da samimi olun! Değişmesi gereken finansal alışkanlıklarınızla sadece yüzleşmekle kalmayın, gerekli değişiklikleri de yapın. 1.       Kira / ev kredisi ödemesi gelirinize oranı %40’ı geçmemeli. 2.       Harcama yapalım ama bütçemize göre… bunun da en [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>İşte size geçen hafta yazdığım testin, ‘olması gereken’ yanıtları…  Finansal açıdan bir-sıfır önde olmak için samimiyetle kendinizle yüzleştiğiniz bu testin cevapları konusunda da samimi olun! Değişmesi gereken finansal alışkanlıklarınızla sadece yüzleşmekle kalmayın, gerekli değişiklikleri de yapın.</p>
<p><a href="http://www.dpud.org/wp-content/uploads/2012/02/29_1_butce.png"><img class="aligncenter size-full wp-image-400" title="Bütçe DPUD" src="http://www.dpud.org/wp-content/uploads/2012/02/29_1_butce.png" alt="" width="705" height="175" /></a></p>
<p>1.       Kira / ev kredisi ödemesi gelirinize oranı %40’ı geçmemeli.</p>
<p>2.       Harcama yapalım ama bütçemize göre… bunun da en güzel formülü harcamalarımızı istek / ihtiyaç şeklinde ayırmak. Böylece alırken önce ihtiyaçları alıp, sonra isteklerimizi alır, kısmak gerekirse de isteklerden kısabiliriz. Kontrol, yani güç bizde!</p>
<p>3.       İdeali her ay gelirinizin %10’unu otomatik olarak biriktirmeniz (Bekar ve ailenizle yaşıyorsanız ideali %20-25).</p>
<p>4.       Bireysel emeklilikte %25 vergi iadesi var. Yani her ay 100 TL bireysel emekliliğe yatırıyorsanız, ortalama 25 TL’sini devlet size geri ödüyor. E neden faydalanmayın ki?</p>
<p>5.        Kredi kartını her ay tamamen kapatmanın formülü gelirinizden az harcamaktır.</p>
<p>6.        Kredi kartı asgari ödemekle bitmez. Örneğin: 2000 liralık bir borç %25 asgari ödeme ile 11 ayda biter.</p>
<p>7.       En ideali kredi kartına taksit yapmamaktır! Ona 20 lira, buna 50 lira taksit derken Einstein olsa onun bile kafası karışır!</p>
<p>8.       Borç kaparken, en yüksek faizlileri öncelikle kapatın. Kredili mevduat hesabı faiz oranı en yüksek hesap türüdür. Buradan kısa süreli acil nakit ihtiyaçlarınız dışında para kullanmanızı tavsiye etmem.</p>
<p>9.       Aylık giyim masrafı gelirinizin %8’ini geçmemeli. Yani kıyafete senede bir aylık maaşınızdan fazla harcamamalısınız. (Panik yapmayın, sizinki fazlaysa benim kıyafet diyetinden yaparsınız, pek yakında!)</p>
<p>10.   İnternetten yapılan alışverişlerde ucuzluk, kampanya, fırsat … derken istek / ihtiyaç kavramı kalmıyor! Bırakın bilgisayarda kredi kartı bilgilerini saklamak, kredi kartınızı cüzdanınızdan çıkarırken iki kere düşünün derim!</p>
<p>11.   Ben herkese en az 3 aylık ihtiyaç giderleri kadar acil durum fonu biriktirmesini tavsiye ediyorum. Nabzımız attığı sürece herşey hepimiz için.</p>
<p>12.   2012 için aylık, 3 aylık, 6 aylık, bir senelik hedefler belirlediyseniz ve bu konuda harekete geçtiyseniz, şimdiden 1-0 öndesiniz demektir! Hedefsiz hiçbirsey olmuyor.</p>
<p>‘Olması gerekenler’ ve sizin yanıtlarınız tutmuyorsa hiç canınızı sıkmayın, önemli olan niyetiniz. Siz karar verin yeter. Aklınıza takılan, merak ettiğiniz tüm sorular için <a href="http://www.paradurumu.tv%27den/">www.paradurumu.tv’den</a> bana yazabilirsiniz.</p>
<p>Sağlık, sevgi ve para ile kalın</p>
<p>Özlem DENİZMEN</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.dpud.org/finansal-sagliginiz-yerinde-mi-cevaplar/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Finansal Sağlığınız Yerinde mi?</title>
		<link>http://www.dpud.org/finansal-sagliginiz-yerinde-mi/</link>
		<comments>http://www.dpud.org/finansal-sagliginiz-yerinde-mi/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 08 Feb 2012 10:32:48 +0000</pubDate>
		<dc:creator>yonetici</dc:creator>
				<category><![CDATA[Para Durumu]]></category>
		<category><![CDATA[Slaytsov]]></category>
		<category><![CDATA[özlem denizmen]]></category>
		<category><![CDATA[para durumu]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.dpud.org/?p=395</guid>
		<description><![CDATA[Yeni bir seneye girdik. Eminim hepiniz bütçelerinizi yaptınız, hedeflerinizi belirlediniz, herşey tamam… Peki, şu ana kadar nasıl gitti, hedefleriniz doğrultusunda finansal alışkanlıklarınızda da değişimler gerekiyor mu? Ya da farkında olmadığınız ama değiştirmenin hayatınızda büyük rol oynayacağı finansal alışkanlıklarınız var mı dersiniz? Finansal alışkanlıklarınızla yüzleşmek için 15 dakika ayırın ve aşağıdaki testi yanıtlayın, ama testi yaparken [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-family: Calibri;">Yeni bir seneye girdik. Eminim hepiniz bütçelerinizi yaptınız, hedeflerinizi belirlediniz, herşey tamam… Peki, şu ana kadar nasıl gitti, hedefleriniz doğrultusunda finansal alışkanlıklarınızda da değişimler gerekiyor mu? Ya da farkında olmadığınız ama değiştirmenin hayatınızda büyük rol oynayacağı finansal alışkanlıklarınız var mı dersiniz? Finansal alışkanlıklarınızla yüzleşmek için 15 dakika ayırın ve aşağıdaki testi yanıtlayın, ama testi yaparken kendinize karşı samimi olmayı unutmayın. </span></p>
<p><span style="font-family: Calibri;"><a href="http://www.dpud.org/wp-content/uploads/2012/01/ozlem-denizmen-32.png"><img class="aligncenter size-full wp-image-310" title="ozlem-denizmen-3" src="http://www.dpud.org/wp-content/uploads/2012/01/ozlem-denizmen-32.png" alt="" width="206" height="276" /></a></span></p>
<p><span style="font-family: Calibri;">Kendin için 15 Dakika</span></p>
<p><span style="font-family: Calibri;">1. Kira / ev kredisi ödemenizin toplam kazancınıza oranı ne?</span></p>
<p><span style="font-family: Calibri;">2.Harcamalarınızı &#8220;istek&#8221; / &#8220;ihtiyaç&#8221; diye ayırıyor musunuz?</span></p>
<p><span style="font-family: Calibri;">3. Gelirinizin yüzde kaçını biriktirebiliyorsunuz?</span></p>
<p><span style="font-family: Calibri;">4. Bireysel emeklilik hesabınızın vergi iadesinden kaç para geri alıyorsunuz?</span></p>
<p><span style="font-family: Calibri;">5. Her ay kredi kart ekstrenizin tamamını kapatmanın formülünü biliyor musunuz?</span></p>
<p><span style="font-family: Calibri;">6 Kredi kartınıza aylık sadece asgarisini ödüyorsanız borcun bitmesi kaç ay sürer biliyor musunuz?</span></p>
<p><span style="font-family: Calibri;">7.Kredi kartında ideal kaç taksit yapılmalıdır biliyor musunuz?</span></p>
<p><span style="font-family: Calibri;">8 Kredili mevduat hesabınızdan senede kaç kere para çekiyorsunuz?</span></p>
<p><span style="font-family: Calibri;">9. Bir sene boyunca yaptığınız giyim alışverişi tutarı maaşınızın kaç katı?</span></p>
<p><span style="font-family: Calibri;">10. İnternetteki çevrimiçi alışveriş sitelerinde şifre ve kredi kart bilgileriniz kayıtlı mı?</span></p>
<p><span style="font-family: Calibri;">11. Bir kenarda duran, başınıza bir şey gelse kullanacağınız nakit paranızla kaç ay idare edebilirsiniz?</span></p>
<p><span style="font-family: Calibri;">12. 2012 içinde başarmaya karar verdiğiniz finansal hedefleriniz neler?</span></p>
<p><span style="font-family: Calibri;">Unutmayın, ne istediğini bilene dünya bile yol verirmiş! </span></p>
<p><span style="font-family: Calibri;">Haftaya soruların ideal yanıtları yine bu köşede yer alacak. </span></p>
<p><span style="font-family: Calibri;">Sağlık, sevgi ve parayla kalın…</span></p>
<p><span style="font-family: Calibri;"><a href="http://www.paradurumu.tv/">http://www.paradurumu.tv/</a></span></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.dpud.org/finansal-sagliginiz-yerinde-mi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>DEVLET MEMURLARI KANUNU GENEL TEBLİĞİ  (SERİ NO: 162)</title>
		<link>http://www.dpud.org/devlet-memurlari-kanunu-genel-tebligi-seri-no-162/</link>
		<comments>http://www.dpud.org/devlet-memurlari-kanunu-genel-tebligi-seri-no-162/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 04 Feb 2012 11:34:58 +0000</pubDate>
		<dc:creator>yonetici</dc:creator>
				<category><![CDATA[PERSONEL YÖNETİMİ]]></category>
		<category><![CDATA[Slaytsov]]></category>
		<category><![CDATA[tebliğ]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.dpud.org/?p=389</guid>
		<description><![CDATA[31 Ocak 2012 Tarihli ve 28190 Sayılı Resmî Gazete 4/7/2001 tarihli ve 631 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 12 nci maddesinde, 11/10/2011 tarihli ve 666 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile değişiklikten önce, “Memurlar ve diğer kamu görevlilerinden asli kadro ve görevleri dışında, kurum ve kuruluşların yönetim kurulu, denetim kurulu, tasfiye kurulu, danışma kurulu üyelikleri ve komisyon, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.dpud.org/wp-content/uploads/2012/02/tebliğ.jpg"><img class="aligncenter size-full wp-image-390" title="657 tebliğ" src="http://www.dpud.org/wp-content/uploads/2012/02/tebliğ.jpg" alt="DPB" width="785" height="307" /></a></p>
<p><strong>31 Ocak 2012 Tarihli ve 28190 Sayılı Resmî Gazete</strong></p>
<p style="text-align: justify;">4/7/2001 tarihli ve 631 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 12 nci maddesinde, 11/10/2011 tarihli ve 666 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile değişiklikten önce, “Memurlar ve diğer kamu görevlilerinden asli kadro ve görevleri dışında, kurum ve kuruluşların yönetim kurulu, denetim kurulu, tasfiye kurulu, danışma kurulu üyelikleri ve komisyon, heyet, komite ile benzeri organlarda görev alanlara, bu görevlerinden sadece biri için ücret ödenebilir. Bu maddenin uygulanmasında oluşacak tereddütleri gidermeye Maliye Bakanlığı yetkilidir.” hükmü yer almaktaydı.</p>
<p style="text-align: justify;">666 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 5 inci maddesinin 15/1/2012 tarihinde yürürlüğe giren (s) fıkrası ile yapılan değişiklikten sonra söz konusu madde hükmü, “Memurlar ve diğer kamu görevlilerinden, kurum ve kuruluşların yönetim kurulu, denetim kurulu, tasfiye kurulu, danışma kurulu üyelikleri ve komisyon, heyet, komite ile benzeri organlarda görev alanlara, kurum içi ve kurum dışı ayrımı yapılmaksızın bu görevlerinden sadece biri için ücret ödenebilir. Bu maddenin uygulanmasında oluşacak tereddütleri gidermeye Maliye Bakanlığı yetkilidir.” şeklini almıştır.</p>
<p style="text-align: justify;">Söz konusu maddeye ilişkin olarak uygulama birliğinin sağlanması ve tereddütlerin giderilmesi amacıyla aşağıdaki açıklamaların yapılması gerekli görülmüştür:</p>
<p style="text-align: justify;">1) Memurlar ve diğer kamu görevlilerinden kurum ve kuruluşların; yönetim kurulu, denetim kurulu, tasfiye kurulu, danışma kurulu üyelikleri ve komisyon, heyet ve komite ile benzeri organlarda görev alanlara, aldıkları görevler karşılığında ilgili mevzuatında herhangi bir ücret ödenmesinin öngörülmüş olması halinde 15/1/2012 tarihinden itibaren bu görevlerden sadece biri için ücret ödenecektir.</p>
<p style="text-align: justify;">2) Maddede geçen “kurum ve kuruluşların” ibaresinden, memur veya diğer kamu görevlilerinin memur veya diğer kamu görevlisi sıfatı nedeniyle ilgili mevzuatı uyarınca belirtilen görevleri alabilecekleri, asli görevli bulundukları kurum da dahil olmak üzere her statüdeki kurum ve kuruluşların anlaşılması gerekmektedir.</p>
<p style="text-align: justify;">3) 631 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 12 nci maddesi yeni bir ödeme veya mali hak getirmemekte, söz konusu görevler karşılığında memurlar ve diğer kamu görevlilerine ilgili mevzuatında öngörülmüş olan ödemelerden sadece birinin yapılabilmesine yönelik hüküm içermektedir. Dolayısıyla, ilgili mevzuatında ücret ödenmesi öngörülmeyen görevler için bu maddeye dayanılarak herhangi bir ödeme yapılmayacaktır.</p>
<p style="text-align: justify;">4) 631 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 12 nci maddesi kapsamında birden fazla görev alanlar, bu görevlerin hangisinden ücret alacağını belirleyerek asli görevli bulunduğu kurumun merkez teşkilatı personel birimi ile görev yaptığı birime on gün içerisinde bildirecektir.</p>
<p style="text-align: justify;">5) Anılan maddede belirtilen görevler karşılığında ödeme yapacak kurum tarafından, ödeme yapılmadan önce ilgiliden kurumundan veya başka kurumlardan bu kapsamda kendisine herhangi bir ödeme yapılmadığına dair yazılı beyan alınacaktır. Bu beyanda bulunmayanlara herhangi bir ödeme yapılmayacaktır.</p>
<p style="text-align: justify;">ÖRNEK 1) Bir kuruluşun ilgili mevzuat hükümleri uyarınca sermayesine iştirak ettiği anonim şirketlerden birinde yönetim kurulu üyesi, bir diğerinde denetim kurulu üyesi olarak kuruluşu temsilen görevlendirilen ve bu görevleri karşılığında ücret öngörülen bir memura, bu görevlendirmelerin 631 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 12 nci maddesi kapsamında bulunması nedeniyle 15/1/2012 tarihinden itibaren söz konusu iki görevden sadece biri için ödeme yapılabilecektir.</p>
<p style="text-align: justify;">ÖRNEK 2) Kurumunda ücret öngörülen bir komisyon üyeliği görevini yürüten ve aynı zamanda başka bir kurum veya kuruluşta ücret öngörülen bir yönetim kurulu üyeliği de bulunan memur, 15/1/2012 tarihinden itibaren bu iki görevden biri için öngörülen ödemenin yapılması hususunda tercihte bulunacak ve bu ödemelerden sadece birini alabilecektir.</p>
<p style="text-align: justify;">8/1/2003 tarihli ve 24987 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Devlet Memurları Kanunu Genel Tebliği (Seri No:155) yürürlükten kaldırılmıştır.</p>
<p style="text-align: justify;">Tebliğ olunur.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.dpud.org/devlet-memurlari-kanunu-genel-tebligi-seri-no-162/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Adalet Bakanlığı Alımlarında Yerleşenler 18-27 Haziran Yerleştirmelerinde Tercih Yapabilirler mi?</title>
		<link>http://www.dpud.org/adalet-bakanligi-alimlarinda-yerlesenler-18-27-haziran-yerlestirmelerinde-tercih-yapabilirler-mi/</link>
		<comments>http://www.dpud.org/adalet-bakanligi-alimlarinda-yerlesenler-18-27-haziran-yerlestirmelerinde-tercih-yapabilirler-mi/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 26 Jan 2012 14:04:38 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Oktay Kuşer</dc:creator>
				<category><![CDATA[KPSS]]></category>
		<category><![CDATA[Slaytsov]]></category>
		<category><![CDATA[başbakanlık]]></category>
		<category><![CDATA[dpb]]></category>
		<category><![CDATA[kpss]]></category>
		<category><![CDATA[kuşer]]></category>
		<category><![CDATA[merkezi]]></category>
		<category><![CDATA[merkezi yerleştirme]]></category>
		<category><![CDATA[oktay]]></category>
		<category><![CDATA[oktay kuşer]]></category>
		<category><![CDATA[ösym]]></category>
		<category><![CDATA[sınav]]></category>
		<category><![CDATA[tercih]]></category>
		<category><![CDATA[yerleştirme]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.dpud.org/?p=379</guid>
		<description><![CDATA[&#160; Sil &#160; &#160; Bugünlerde  ilanları verilen  Adalat Bakanlığı sözleşmeli-kadrolu personel alımlarının başvuruları devam ediyor. Başvuru yapacak adayların ise en çok kafasına takılan konu ise bu alımlarda yerleşenler Haziran ayında yapılacak olan Merkezi yerleştirmelerde tercih yapabilir mi? Öncelikle merkezi yerleştirme ne demektir? ÖSYM sitesinde de yer aldığı üzere “Devlet Personel Başkanlığı Bazı Kamu Kurum ve [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>&nbsp;</p>
<ul>
<li id="item_371"><img src="http://www.dpud.org/wp-content/uploads/2012/01/dpud_ozel_dosya1.jpg" alt="" /><a class="rw-delete-file" title="Delete this image" href="#" rel="60364a4252|379|null|371">Sil</a><br />
<input type="hidden" name="null[]" value="371" /></li>
</ul>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Bugünlerde  ilanları verilen  Adalat Bakanlığı sözleşmeli-kadrolu personel alımlarının başvuruları devam ediyor. Başvuru yapacak adayların ise en çok kafasına takılan konu ise bu alımlarda yerleşenler Haziran ayında yapılacak olan Merkezi yerleştirmelerde tercih yapabilir mi?</p>
<p>Öncelikle merkezi yerleştirme ne demektir?</p>
<p>ÖSYM sitesinde de yer aldığı üzere “Devlet Personel Başkanlığı Bazı Kamu Kurum ve Kuruluşlarının Kadro ve Pozisyonlarına Yerleştirme” ibaresi olan yerleştirmeler merkezi yerleştirmedir ve bunlar mevcut durumda yılda iki kez (haziran ve kasım) yapılmaktadır.</p>
<p>Bunun haricinde yapılmakta olan personel alımlarının hepsi kurumsal yerleştirmedir. <em>Örneğin, şu an başvuruları devam etmekte olan Adalet Bakanlığı alımları da kurumsal alımdır.</em></p>
<p>Adalet Bakanlığının alımlarına göz attığımızda farklı unvanlarla personel aldığı görünmektedir. Üstelik bunların kimileri Kadrolu memur kimileri ise Sözleşmeli personel olarak alınacaktır.</p>
<p>Temel kural şudur: KPSS B Grubu puanıyla merkezi yerleştirmelerde yerleştirilen bir aday, aynı B Grubu puanının geçerli olduğu sürece (yani yeni bir KPSS’ye girene kadar) başka bir merkezi yerleştirmede tercih yapamaz. Ancak bu adaylar kurumsal alımlarda defalarca B grubu puanlarını kullanarak tercih yapabilirler.</p>
<p>Buna göre,<br />
<strong>-    Adalet Bakanlığının</strong><em> sözleşmeli personel alımlarına başvuran adaylar</em><strong> bu sınavı kazansınlar ya da kazanmasınlar her şekilde 18 – 27 Haziran 2012 tarihlerindeki merkezi yerleştirmelerde </strong><em>tercih yapabileceklerdir. </em></p>
<p><strong>-    Aynı şekilde, Adalet Bakanlığının </strong><em>kadrolu personel alımlarına başvuran adaylar</em><strong> da bu sınavı kazansınlar ya da kazanmasınlar her şekilde 18 – 27 Haziran 2012 tarihlerindeki merkezi yerleştirmelerde </strong><em>tercih yapabileceklerdir.</em></p>
<p>Bu durum Adalet Bakanlığı alımlarındaki tüm unvanlar için geçerlidir.</p>
<p>Ayrıca, bu alımlarda yerleşen adaylar diğer kurumların kurumsal yerleştirmelerinde de tercih yapabilir.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-family: tahoma,geneva,sans-serif;"><span style="font-size: 16px;"><em><strong style="border-width: 0px; padding: 0px; font-size: 12px; margin: 0px; vertical-align: baseline; background-color: transparent; outline-width: 0px;"><span style="border-width: 0px; padding: 0px; font-size: 12px; margin: 0px; vertical-align: baseline; background-color: transparent; outline-width: 0px;">Bu yazı  Devlet Personel Uzmanları Derneği tarafından hazırlanmıştır. Tüm hakları derneğe aittir.&#8221; <span style="border-width: 0px; padding: 0px; margin: 0px; vertical-align: baseline; color: #000080; background-color: transparent; outline-width: 0px;">www.dpud.org</span> &#8221; biçiminde bağlantı kurulabilir, açık kaynak gösterilmek kaydıyla içerik kullanılabilir. Açık kaynak göstermeden yapılan alıntılar için <span style="border-width: 0px; padding: 0px; font-size: 12px; margin: 0px; vertical-align: baseline; background-color: transparent; outline-width: 0px; text-decoration: underline;">yasal takip yapılacaktır</span>. (c)</span></strong></em></span></span></p>
<p><span style="font-family: tahoma,geneva,sans-serif;"><span style="font-size: 16px;"><em><strong style="border-width: 0px; padding: 0px; font-size: 12px; margin: 0px; vertical-align: baseline; background-color: transparent; outline-width: 0px;"><span style="font-size: 12px; margin: 0px; vertical-align: baseline; background-color: transparent; outline-color: initial; outline-style: initial; outline-width: 0px; background-origin: initial; background-clip: initial; border-width: 0px; padding: 0px;"><br />
</span></strong></em></span></span></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.dpud.org/adalet-bakanligi-alimlarinda-yerlesenler-18-27-haziran-yerlestirmelerinde-tercih-yapabilirler-mi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Lisans Mezunu Olmak KPSS Ortaöğretim-Önlisans Puanını Etkilemez</title>
		<link>http://www.dpud.org/lisans-mezunu-olmak-kpss-ortaogretim-onlisans-puanini-etkilemez-2/</link>
		<comments>http://www.dpud.org/lisans-mezunu-olmak-kpss-ortaogretim-onlisans-puanini-etkilemez-2/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 26 Jan 2012 09:32:36 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Oktay Kuşer</dc:creator>
				<category><![CDATA[Dpud Dosyaları]]></category>
		<category><![CDATA[kpss bilgi]]></category>
		<category><![CDATA[oktay]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.dpud.org/?p=376</guid>
		<description><![CDATA[Oktay KUŞER** Kamu Görevlerine İlk Defa Atanacaklar İçin Yapılacak Sınavlar Hakkında Genel Yönetmeliğin “KPSS’nin Geçerlilik Süresi” başlıklı 11 inci maddesinde “KPSS sonuçları iki yıl süreyle geçerlidir. Ancak, bu süre içinde yeni bir sınavın yapılamaması durumunda, sınav sonuçları, bir sonraki sınava kadar geçerli olmaya devam eder.” ifadesi yer almaktadır. Bu doğrultuda şu açıktır ki; KPSS’ye girerek [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.dpud.org/wp-content/uploads/2012/01/dpud_ozel_dosya1.jpg"><img class="alignnone size-medium wp-image-371" title="kpss" src="http://www.dpud.org/wp-content/uploads/2012/01/dpud_ozel_dosya1-300x140.jpg" alt="" width="300" height="140" /></a></p>
<p>Oktay KUŞER**</p>
<p><strong>Kamu Görevlerine İlk Defa Atanacaklar İçin Yapılacak Sınavlar Hakkında Genel Yönetmeliğin “KPSS’nin Geçerlilik Süresi” başlıklı 11 inci maddesinde “KPSS sonuçları iki yıl süreyle geçerlidir. Ancak, bu süre içinde yeni bir sınavın yapılamaması durumunda, sınav sonuçları, bir sonraki sınava kadar geçerli olmaya devam eder.” ifadesi yer almaktadır.</strong></p>
<p><strong>Bu doğrultuda şu açıktır ki; KPSS’ye girerek geçerli bir puan alan adayın bu puanı ister A Grubu olsun isterse B Grubu olsun 2 yıl boyunca geçerlidir. Üstelik  sınavdan sonra adayların öğrenim düzeylerinin yükselmesi de puanın geçerliliğini etkilemez. </strong></p>
<p>Bu açıklamalardan sonra bu konuyu somutlaştırmak gerekirse:</p>
<ol>
<li><strong><span style="text-decoration: underline;">KPSS Ortaöğretime </span>girmiş olan bir aday puanın geçerli olduğu 2 yıl içinde <span style="text-decoration: underline;">önlisans mezunu haline gelirse</span> puanı geçerliliğini kaybetmez.</strong></li>
<li><strong><span style="text-decoration: underline;">KPSS Ortaöğretime </span>girmiş olan bir aday puanın geçerli olduğu 2 yıl içinde <span style="text-decoration: underline;">lisans mezunu haline gelirse </span>puanı geçerliliğini kaybetmez. <span style="text-decoration: underline;">Hatta 2011 KPSS Lisans sınavına başvurmaları dahi bu puanın kullanımını engellemez.</span></strong><span style="text-decoration: underline;"><strong> </strong></span></li>
<li><strong><span style="text-decoration: underline;">KPSS Önlisansa </span>girmiş olan bir aday puanın geçerli olduğu 2 yıl içinde <span style="text-decoration: underline;">lisans mezunu haline gelirse</span> puanı geçerliliğini kaybetmez. <span style="text-decoration: underline;">Hatta 2011 KPSS Lisans sınavına başvurmaları dahi bu puanın kullanımını engellemez.</span> </strong></li>
</ol>
<p>Bilgi kirliliğinden kaynaklanan ve adayların kafasını karıştıran “<strong>Bir ders bırakın mezun olmayın, aksi takdirde mevcut puanınız yanar</strong>” şeklindeki görüşler <strong>tamamen yanlıştır</strong>.</p>
<p><strong>Kısacası KPSS puanının geçerliliği öğrenim düzeyinin değişmesinden kesinlikle etkilenmez. Adaylar yine bu puanlarını kullanarak tercih başvuru işlemlerini gerçekleştirebilirler.</strong></p>
<p>Lütfen bu konuda başka görüş ve yorumlara itibar etmeyiniz.</p>
<p>Saygılar.</p>
<p>* Devlet Personel Uzman Yardımcısı</p>
<p><em><strong><span>Bu yazı  Devlet Personel Uzmanları Derneği tarafından hazırlanmıştır. Tüm hakları derneğe aittir.&#8221; www.dpud.org &#8221; biçiminde bağlantı kurulabilir, açık kaynak gösterilmek kaydıyla içerik kullanılabilir. Açık kaynak göstermeden yapılan alıntılar için <span style="text-decoration: underline;">yasal takip yapılacaktır</span>. (c)</span></strong></em></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.dpud.org/lisans-mezunu-olmak-kpss-ortaogretim-onlisans-puanini-etkilemez-2/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Anayasa Şikayeti ve AİHM Sempozyumu Üzerine Notlar</title>
		<link>http://www.dpud.org/anayasa-sikayeti-ve-aihm-sempozyumu-uzerine-notlar/</link>
		<comments>http://www.dpud.org/anayasa-sikayeti-ve-aihm-sempozyumu-uzerine-notlar/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 25 Jan 2012 19:43:56 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Rauf Karslı</dc:creator>
				<category><![CDATA[Dpud Dosyaları]]></category>
		<category><![CDATA[Slaytsov]]></category>
		<category><![CDATA[anayasa mahkemesi]]></category>
		<category><![CDATA[bireysel başvuru]]></category>
		<category><![CDATA[hamit]]></category>
		<category><![CDATA[rauf]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.dpud.org/?p=370</guid>
		<description><![CDATA[&#160; &#8220;Anayasa Şikayeti ve AİHM&#8221; Başlıklı Uluslararası Sempozyum 10 Aralık 2010 tarihinde Anayasa Mahkemeside gerçekleştirilmiştir. Anayasa Mahkemesi, Anadolu Üniversitesi ve Türkiye Adalat Akademisi&#8217;nin birlikte düzenlediği sempozyumda &#8220;Anayasa Şikayeti&#8221; konusu farklı açılardan olumlu ve olumsuz yönleriyle ele alınmıştır. Çok faydalı bilgilerin paylaşıldığı bu  organizasyonda emei geçe tüm kurumlarımızı kutlarız. Sempozyuma ilişkin kısa notlara aşağıda yer verilmiştir. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.dpud.org/wp-content/uploads/2012/01/dpud_ozel_dosya1.jpg"><img class="alignnone size-medium wp-image-371" title="Bireysel Başvuru" src="http://www.dpud.org/wp-content/uploads/2012/01/dpud_ozel_dosya1-300x140.jpg" alt="" width="300" height="140" /></a></p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&#8220;Anayasa Şikayeti ve AİHM&#8221; Başlıklı Uluslararası Sempozyum 10 Aralık 2010 tarihinde Anayasa Mahkemeside gerçekleştirilmiştir. Anayasa Mahkemesi, Anadolu Üniversitesi ve Türkiye Adalat Akademisi&#8217;nin birlikte düzenlediği sempozyumda &#8220;Anayasa Şikayeti&#8221; konusu farklı açılardan olumlu ve olumsuz yönleriyle ele alınmıştır. Çok faydalı bilgilerin paylaşıldığı bu  organizasyonda emei geçe tüm kurumlarımızı kutlarız. Sempozyuma ilişkin kısa notlara aşağıda yer verilmiştir.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>*Hamit UÇMAN</p>
<p>*Mehmet Rauf KARSLI</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="text-decoration: underline;"><a href="http://www.taa.gov.tr/haberler/anayasasemp.pdf"><strong>Sempozyum Programı İçin Tıklayınız.</strong></a></span></p>
<p><span style="text-decoration: underline;"><a href="http://www.taa.gov.tr/haberler/sempozyum-10.12.2010/index.html"><strong><span style="text-decoration: underline;">Sempozyum Fotoğrafları İçin Tıklayınız.</span></strong></a></span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong> “Anayasa Şikayeti” – Bilgilendirme Notu:</strong></p>
<p>Yüksek mahkemelerimizden birisi olan Anayasa Mahkemesi, Anayasanın 148. Maddesinin 1. Fıkrasında belirtilen hukuki düzenlemelerin anayasaya uygunluğunu denetlemektedir. (<em>Anayasa Mahkemesi, kanunların, kanun hükmünde kararnamelerin ve Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğünün Anayasaya şekil ve esas bakımlarından uygunluğunu denetler ve bireysel başvuruları karara bağlar. Anayasa değişikliklerini ise sadece  şekil bakımından inceler ve denetler. Ancak, olağanüstü hallerde, sıkıyönetim ve savaş hallerinde çıkarılan kanun hükmünde kararnamelerin şekil ve esas bakımından Anayasaya aykırılığı iddiasıyla, Anayasa Mahkemesinde dava açılamaz. – 148/1</em>)</p>
<p>12 Eylül 2010 tarihinde gerçekleştirilen halkoylamasında kabul edilerek yürürlüğe giren anayasa değişiklik paketi; Anayasa Mahkemesinin görevlerini düzenleyen 148. Maddede değişiklik getirmiştir. İlgili maddeye eklenen fıkralar ile literatürde – Anayasa Şikayeti – olarak adlandırılan, Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru yapabilmenin önü açılmıştır. Bu yöntem daha önce hukuk sistemimizde herhangi bir örneği bulunmayan bir yöntemdir. Bu değişiklikten önce Anayasa Mahkemesi yine anayasada sayılan soyut norm denetimi yoluyla siyasi partilerin ve somut norm denetimi yoluyla başvuru yapmada yetkili gördüğü mahkemelerin başvurularını kabul etmekteydi. Bu değişiklikten itibaren Anayasa Mahkemesi kamu gücü eliyle haklarının ihlal edildiğini iddia eden vatandaşın başvurularını kabul edecek, inceleme konusu yapabilecektir.</p>
<p>Halkoylaması neticesinde Anayasanın 148. Maddesine eklenen fıkralar şu şekildedir:</p>
<p>&nbsp;</p>
<ul>
<li>Herkes, Anayasada güvence altına alınmış temel hak ve özgürlüklerinden, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi kapsamındaki herhangi birinin kamu gücü tarafından, ihlal edildiği iddiasıyla Anayasa Mahkemesine başvurabilir. Başvuruda bulunabilmek için olağan kanun yollarının tüketilmiş olması şarttır.( 148/3)</li>
</ul>
<ul>
<li>Bireysel başvuruda, kanun yolunda gözetilmesi gereken hususlarda inceleme yapılamaz.(148/4)</li>
</ul>
<p>&nbsp;</p>
<ul>
<li>Bireysel başvuruya ilişkin usul ve esaslar kanunla düzenlenir.</li>
</ul>
<p>&nbsp;</p>
<p>Eklenen bu fıkralar ile Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru yada diğer adıyla Anayasa Şikayeti hukuk sistemimizde anayasal güvence altına alınmıştır. Anayasa maddelerinden de anlaşılabileceği gibi bireysel başvuruya konu olabilecek haklar;  anayasada güvence altına alınan temel hak ve özgürlüklerden Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin kapsamında olanlardır. İlgili hakların kamu gücü tarafından ihlal edilmesi ve bu ihlal neticesinde ortaya çıkan hukuka aykırı durumun olağan kanun yolları çözülmesi gerekmektedir. Eğer bu çözümlemeden bir sonuç alınamaz ise anayasa mahkemesine bireysel başvuruda bulunulabilecektir.</p>
<p>Temel hak ve özgürlüklerin Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi kapsamında belirlenmesinin sebebi, Türkiye hakkında Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne(AİHM) bireysel başvuruları azaltmaktır.</p>
<p>Anayasa yapıcı bireysel başvurunun özünden yukarıda ifade ettiğimiz gibi bahsettikten sonra başvuruya ilişkin usul ve esasların ne şekilde gerçekleşeceğinin kanunla düzenleneceğini belirtmiştir. Bu çerçevede kanun hazırlıklarının gerçekleştirilip bireysel başvuru hakkının tam anlamıyla hayata geçirilebilmesi için 2 yıllık geçiş süresi verilmiştir.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>10 Aralık 2010 Cuma günü gerçekleştirilen -“<em>Anayasa Şikayeti ve AİHM</em>”- başlıklı sempozyum ilgili kanun hazırlıklarının bir parçası olarak gerçekleştirilmiştir. Anadolu Üniversitesi, Türkiye Adalet Akademisi ve Anayasa Mahkemesi işbirliğinde düzenlenen sempozyumda anayasa şikayetinin anlamı, sıkıntıları tartışılmış, anayasa şikayetini belli bir süredir uygulayan ülkelerin tecrübeleri dinleyicilere aktarılmıştır. Sempozyuma anayasa mahkemesi ve diğer mahkemelerden çok sayıda yargıç, Anadolu üniversitesi başta olmak üzere birçok akademisyen ve az sayıda kamu kurum ve kuruluşlarından temsilciler katılmıştır.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong><span style="text-decoration: underline;">Sempozyumun Değerlendirilmesi:</span></strong></p>
<p>Sempozyum Cuma günü saat 9:30 da Anadolu Üniversitesi Rektörü Prof.Dr. Davut Aydın’ın konuşması ile başlamıştır. Rektör Aydın konuşmasında; Anayasa Şikayetine ilişkin ilk toplantının Eskişehir’de yapıldığını belirterek ikincisinin Ankara’da gerçekleştiğini söylemiştir. Üniversiteler tarafından yapılan yayınların sayı bakımından incelendiğinde birinci sırada Sağlık ikinci sırada Mühendislik yayınlarının bulunduğunu üçüncü ve son sırada ise Sosyal Bilimler yayınlarının olduğunu ifade ederek en çok sorun bulunan alanda inceleme ve araştırmaların az olmasının incelenmesi gereken bir durum olduğuna dikkat çekmiştir.</p>
<p>Anadolu Üniversitesinin ve üniversitelerin bu alanda yapabilecekleri çalışmaları 7 başlık altında sıralamıştır. Bu başlıklar:</p>
<p>1-) Üniversiteler bilimsel araştırmaları finanse edebilir.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>2-) Üniversiteler yayınlar konusunda destek verebilir.</p>
<p>3-) Toplumun bilinçlendirilmesi amacıyla katkı sağlayabilirler. Bu noktada Anadolu Üniversitesi TRT ile stratejik işbirliği protokolü yapılmıştır. Yakın zamanda bir –Eğitim Kanalının – yayına girmesi sağlanacaktır.</p>
<p>4-) Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru için yetkili avukatların yetişmesi amacıyla İnsan Hakları Sertifika programları yapılabilecektir.</p>
<p>5-) Kütüphane ve kaynak desteği sağlanabilecektir. Bu amaca yönelik olarak Köln Üniversitesi ile Anadolu Üniversitesi arasında kütüphanenin kullanılmasına yönelik antlaşma yapılmıştır.</p>
<p>6-) Hukuk alanındaki dağınıklığı önlemek için –İnsan Hakları Araştırma ve Uygulama Merkezleri – kurulmalıdır.</p>
<p>7-) Çözüm amaçlı – Arama Konferansları – gerçekleştirilerek dünya genelinde paydaşlar belirlenmelidir.</p>
<p>Rektör Aydın’ın ardından Türkiye Adalet Akademisi Başkan Yrd. Sami Sezai Ural söz almıştır. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine başvuru hakkını tanıyan bütün ülkelerde anayasa şikayeti yolunun vazgeçilmez bir hak olduğunu belirterek ülkemizde bu uygulamanın yaşama geçmesi ile Anayasa Mahkemesinin “İnsan Hakları” alanında içtihat oluşturan bir mahkeme haline geleceğini belirtmiştir. Bu uygulama ile sahip olunan temel hak ve özgürlüklerin anayasal sınırlar içerisinde güvenle kullanılabileceğini altını çizmiştir.</p>
<p>Açılış konuşmalarının sonuncusu Anayasa Mahkemesi Başkanı Haşim Kılıç tarafından yapılmıştır. Başkan Kılıç: Özgürlüklerin anayasada yazılmış olmasının çok anlam ifade etmediğini belirterek, Anayasa Şikayeti yolunun Türk Anayasal Sisteminde özgürlüklerin güvence altına alınması için önemli bir adım olduğunun altını çizmiştir.</p>
<p>Anayasa mahkemesinin komisyonlar oluşturarak Almanya/İspanya ve Güney Kore’deki anayasa şikayeti uygulamalarının incelenerek olumlu ve olumsuz yönlerinin raporlandırıldığını, kanunun hazırlık aşamasında dikkate alınacağını söylemiştir.</p>
<p>Diğer taraftan anayasaların bir devletin kimlik belgesi olduğunu ifade eden Kılıç, Hak ve Özgürlüklerin özünün insan onuru olduğunu, insan onurunu koruyabilen bir devletin Hukuk Devleti olabileceğini belirtmiştir. Bireysel başvurunun tam anlamıyla sağlanabilmesi için hukuksal alt yapının ve bilinçli kadroların yetiştirilmesinin önemine dikkat çekmiş bu amaçla bir an önce Türkiye’de yargı reformunun gerçekleştirilmesi gerektiğini savunmuştur.</p>
<p>Yargının üzerindeki iş yükünün çok fazla olduğuna dikkat çeken Başkan Kılıç özellikle  – Kemal Türker – davası gibi zaman aşımı nedeniyle sonuçlanamayan davaların toplum vicdanını yaraladığını dolayısıyla Yargı Reformu gerçekleştirilmeden anayasaya bireysel başvurunun başarıya ulaşmasının mümkün olmadığını vurgulamıştır.</p>
<p>Açılış konuşmalarının ardından sempozyumun birinci bölümüne geçilmiştir.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong><span style="text-decoration: underline;">Sempozyumun Birinci Bölümü:</span></strong></p>
<p>Oturum Başkanı: Anayasa Mahkemesi Eski Başkanı: Tülay TUĞCU</p>
<p><img class="alignright" src="/demo/images/stories/haberler/anayasa_mah.jpg" alt="alt" width="500" height="332" /></p>
<p>Katılımcılar:  Bilgi Üniversitesi Öğretim Üyesi: Prof.Dr. Serap YAZICI</p>
<p>Anayasa Mahkemesi Raportörü: Yrd.Doç.Dr.Ali Rıza ÇOBAN</p>
<p>Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi Hakimi: Prof.Dr. Işıl KARAKAŞ</p>
<p>Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi: Dr. Atilla NALBANT</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Oturum Başkanı Tülay Tuğcu 10 Aralık gününün “Dünya İnsan Hakları Günü” olduğunu belirterek bu günde böyle bir sempozyumun yapılmasının manidar olduğunu ifade etmiştir. Yargı kurumlarının önem ve saygınlığının yargılamanın vatandaşta yarattığı güven ve adalet duygusu ile sağlanabileceğini belirterek anayasa şikayeti yolunun bu güvenin sağlanmasına hizmet edebileceğini belirterek oturumu başlatmıştır.</p>
<p>Sempozyumun birinci oturumuna ilişkin tartışılan görüşleri ve yapılan tespitleri şu şekilde ifade edebiliriz:</p>
<ul>
<li>Anayasa şikayeti yolunun yerleşik demokrasilerde, Latin Amerika ülkelerinde ve Uzakdoğu ülkelerinde uygulanan bir sistem olduğu amacın ise devlet otoritesinin kişilerin hak ve özgürlükleri açısından sınırlanması olduğu belirtilmiştir.</li>
<li>Türkiye için Almanya örneğinin önemli olduğu katılımcılar tarafından vurgulanmıştır. Almanya’daki sistemin çok etkin olarak çalıştığı belirtilerek Alman Anayasa Mahkemesinin iş yükünün %95’ini Anayasa Şikayeti başvurularının oluşturduğuna dikkat çekilmiştir. Almanya’da anayasa şikayetinin uygulanması ile birlikte AİHM’ne başvurular da ciddi oranda azalma görülmüştür.</li>
<li>Bizde daha önceki (2000 yılı TOBB Taslağı/ 2001 ve 2007 yılı Türkiye Barolar Birliği Taslağı ve 2004 yılı Anayasa Mahkemesi Taslağı) tüm anayasa taslaklarında anayasa şikayetine yer verilmiş olup temel amaç vatandaşlara iç hukukta bir yol açarak AİHM’ne olan başvuruları azaltmaktır.</li>
<li>Anayasa metninde ifade edilen “ Kamu Gücü ” tam olarak tanımlanmamıştır. Yasamanın işlemleri bu madde içerisinde değerlendirilebilir mi? Katılımcılardan bir kısmı bu durumun Anayasa’nın 6. maddesinden dolayı mümkün olmadığını belirtmişlerdir. Diğer taraftan bu yol ile Anayasa Mahkemesine intikal eden bir yargı kararı karşısında Anayasa Mahkemesinin ne yapacağı kestirilememektedir. Yargılamanın iadesi kararı verebilecek midir ya da sadece tespit yapmakla mı yetinecektir. Yada ilgili kararın verilmesine dayanak teşkil eden kanun maddesini iptal edebilecek midir? Kanun hazırlanırken bu hususlara kesinlikle dikkat edilmelidir.</li>
<li>Tartışılan bir diğer husus olayla sınırlı karar vermenin mümkün olup olmadığıdır. Anayasa Mahkemesinin kararlarının mevcut durumda herkesi bağladığından dolayı burada ciddi bir belirsizlik vardır. Ayrıca anayasa şikayetinde süre konusu hazırlanacak kanunda ayrıntılı olarak düzenlenmelidir. Bu doğrultuda özellikle idari yargıdaki sürelere dikkat edilmelidir. 60 günlük süreyi aşan bir başvurunun kabul edilmesi idari yargı sisteminin iflası anlamına gelebilmektedir.</li>
<li>Anayasa Mahkemesinin önceki kararları katılımcılar tarafından sıkıntılı bulunmuştur. Mahkemenin anayasal sınırlar içerisinde ve hak eksenli karar veremediği belirtilerek bireylerden çok devleti koruduğu ifade edilmiştir. Bu noktada mahkemenin siyasi parti kapatma davalarından örnekler verilmiştir. (1982 Anayasası döneminde 19 siyasi parti kapatan Mahkeme, 1989’da AİHM başvuru hakkının kabul edildiği tarihten itibaren bu yöndeki kararını değiştirmemiştir. 2004 yılında Anayasanın 90. Maddesinde gerçekleştirilen değişiklikte Mahkeme tarafından dikkate alınmamıştır.)</li>
<li>Katılımcılar meydana gelmesi muhtemel iş yüküne de dikkat çekmişlerdir. Anayasa Mahkemesinin daha önce istisnalar hariç yasama organını denetlemekte yetkili iken artık yargı ve yürütmeden kaynaklanan somut olayları denetleyebilecektir. Oluşacak ağır iş yükü sorunu ile başa çıkabilmesi için başvuru kriterleri ayrıntılı bir şekilde belirlenmelidir. (Başvurucu kişi yer/konu/zaman kıstasları açısından ayrıntılı belirlenmelidir.)</li>
<li>Bu açıdan katılımcılardan birisi tarafların iyi tanımlanması gerektiğini belirterek özel hukuk sujelerinin doğası gereği insan hakları öğesi olmadığını ifade etmiştir. Sendika, dernek, siyasi parti gibi organizasyonlar eğer başvuruda bulunabilecekler ise kendi tüzel kişilikleri için mi yoksa üyeleri adına mı başvurabileceklerinin açığa kavuşturulması gerekmektedir.</li>
<li>Anayasa Mahkemesinin bireysel adalet dağıtıcısı olarak görülmemesi gerektiğini ifade eden katılımcılar bireysel adaletin ilk derece mahkemesi ve idari organlar tarafından sağlanması gerektiğine dikkat çekmişlerdir.</li>
<li>Gerçekleştirilen anayasa değişikliği ile sistemimiz getirilen önemli yeniliklerden biriside “Kamu Denetçiliği” kurumudur. Anayasa şikayeti ile kamu denetçiliği kurumu arasında bağlantının kurulması gerekmektedir. Bu doğrultuda kamu denetçisine başvuru anayasa şikayetinin ön şartı kabul edilebilir.</li>
<li>Avukat ile başvuru zorunluluğunun olup olmamasına dikkat çekilmiştir. Avukatla başvuru zorunluluğu getirilmesi başvuruların nitelik açısından yeterli olmasının yanında kişilerin hak ve özgürlük aramasını engelleyici bir tarafı bulunduğunun da altı çizilmiştir.</li>
<li>Katılımcılar kamu gücü ifadesinden hareketle egemenlik yetkisinin kullanıldığı bütün alanlarının anayasa şikayetinin kapsamına gireceğini belirtmişlerdir. Bu noktada ise “Sınır Ötesi Operasyonlardan” doğan hak ihlallerinin başvuru konusu olup olmayacağının tanımlanması gerekmektedir. Bu açıdan Türkiye adına katılımların bireysel başvuruya konu olabileceği fakat NATO gibi güçler adına katılımın başvuruya konu olmasının mümkün olmadığı belirtilmiştir.</li>
<li>İş yükü açısından geleceğe yönelik bir bakış açısının oluşması amacıyla katılımcılar şu ana kadar gerçekleşen bir takım sayısal verileri paylaşmışlardır. AİHM’ ne bireysel başvuru ortalama 5000 civarı iken geçen yıl toplam 8000 başvuru gerçekleşmiş bu başvuruların 6500 kayda alınmıştır.</li>
<li>Katılımcılar Yargıtay’ın yıllık 550.000 civarı karar verdiğini, bu kararların 350.000 civarının kesin kararlar olduğunu, Danıştay’ın ise yıllık 100.000 civarı karar verdiğini bunlardan 50.000 civarı kararın kesin karar olduğunu belirterek 400.000 civarı iç hukukta kesinleşen kararın %1’inin Anayasa Mahkemesine anayasa şikayeti ile gelmesi durumunda bunun yaklaşık 50.000 dosyaya tekamül edeceğini tespit etmişlerdir.</li>
<li>Bireysel başvurunun uygulandığı ülkelerde kesinleşen kararların %10’unun bireysel başvuruya konu olduğunu bunlardan da %5’inin kabul edildiğini belirtilmiştir. Dolayısıyla mahkemenin iş yükünün önemli bir kısmı kabul edilebilirlik aşamasıdır. Yasa hazırlanırken filtreleme yapabilmek amacıyla mümkün olduğunca fazla komisyon kurulmasına cevaz verilmelidir. Başvuruda eksiklikler için kesin bir süre verilmelidir. Süre tamamlandığında tamamlanmamışsa kayıttan düşülmelidir.</li>
<li>İspanya’da 2009 yılında 10.000 başvurudan 9.000’inin – adil yargılama – ile alakalı olduğu belirtilerek Türkiye’de de dosyaların büyük kısmının adil yargılama ile alakalı olmasının beklenilmesi gerektiği belirtilmiştir.</li>
<li>İç hukuk ile Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin uyum içerisinde olması gerektiğine dikkat çekilerek sözleşme hükümlerinin Anayasanın 90. Maddesinden hareketle ilk derece mahkemeleri tarafından dikkate alınması durumundan Anayasa Mahkemesine bireysel başvuruların azalacağı belirtilmiştir.</li>
<li>Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi Hakimi Işıl Karakaş tarafından Türkiye’nin AİHM karnesi katılımcılarla paylaşılmıştır. Bu doğrultuda dosya sayısı açısından Türkiye’nin Rusya’dan sonra 2. Olduğu belirtilerek, Ekim 2010 itibariyle Mahkeme önünde 18.500 civarı dosyasının bulunduğu ifade edilmiştir.</li>
<li>1959-2009 yılları arasında Türkiye hakkında en çok insan hakları ihlali kararı verilen ülkedir. Bu konuya ilişkin Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin Maddelerinden Türkiye’ye ilişkin örnekler verilmiştir. Örneğin AİHS’nin 3. maddesi olan “İşkence ve Kötü Muamele Yasağına” ilişkin Türkiye hakkında 24 ihlal kararı verilmişken, Rusya için 18, Moldova için 17, İngiltere ve Fransa için 1 karar verilmiştir. Bir başka örnek AİHS’nin 10. maddesi olan “İfade Özgürlüğü” ne ilişkindir. Bu madde kapsamında Türkiye için 182 ihlal kararı verilirken Avusturya için 32, Rusya için 19 ihlal kararı verilmiştir. Bu rakamlar Türk yargı organlarının ve idari makamlarının AİHM içtihatlarına dikkat etmediklerinin göstergesidir.</li>
<li>Katılımcılar mağdur kavramının da kanunda iyi bir şekilde tanımlanması gerektiğini belirterek hakkı ihlal edilen kişinin; doğrudan mağdur/dolaylı mağdur/potansiyel mağdurdan birisi olabileceğini ifade etmişlerdir. AİHM’nin özellikle telefon dinleme ve eş cinsellikte potansiyel mağduriyet kavramını kabul ettiği vurgulanmıştır.</li>
<li>Anayasa Mahkemesi’nin süper temyiz mercii bir mahkeme olmaması gerektiği katılımcılar tarafından ortaklaşa vurgulanırken Anayasa Mahkemesi ile AİHM arasında etkili yakın bir işbirliği sağlanabilmesinin kanallarının oluşturulması gerektiği belirtilmiştir.</li>
</ul>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong><span style="text-decoration: underline;">Sempozyumun İkinci Bölümü:</span></strong></p>
<p>Oturum Başkanı: TBMM Anayasa Komisyonu Bşk: Burhan KUZU</p>
<p>Katılımcılar:  Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi Hakimi: Prof.Dr. Luis L. GUERRA</p>
<p>Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi Hakimi:  Mirjana L. TRAJKOVSKA</p>
<p>Venedik Komisyonu Üyesi: Prof.Dr.Arne MAVCİC</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Oturum Başkanı Burhan Kuzu, ülkemizde yaşayan vatandaşların temel hak ve özgürlüklerinin kamu otoritesi karşısında güvence altına alınması sürecinde Anayasa Şikayeti yolunun tarihi bir dönemeç olduğunu belirterek bu sempozyumda ortaya çıkan fikirlerin ve yapılan tartışmaların kanunun hazırlık sürecinde yasamaya çok büyük faydalarının dokunacağını belirterek oturumu başlatmıştır.</p>
<p>Sempozyumun ikinci oturumuna ilişkin tartışılan görüşleri ve yapılan tespitleri şu şekilde ifade edebiliriz:</p>
<ul>
<li>İspanya Anayasa Mahkemesini 1978 yılında hayata geçirmiştir. İspanya’da Alman modelinin aynısı benimsenmiştir. Anayasa mahkemesinin İspanya’da 3 temel görevi bulunmaktadır: Normların anayasaya uygunluğunu soyut bir şekilde kontrol etmek/Yarı federal bir yapıya sahip olduğundan yetki çatışması ile ilgili uyuşmazlıkları çözmek/Kamu güçlerinin belirli eylemleri nedeniyle başvurulan Anayasal Şikayet başvurularını incelemek. Bu doğrultuda İspanya’da yasama organının işlemleri Anayasal Şikayete konu olamamaktadır.</li>
<li>İspanya’da anayasal şikayete başvurma konusunda tüzel ve gerçek kişi ayrımı yapılmamıştır. Bütün hukuk süjeleri anayasal şikayete başvurabilir. Bizdeki benzer bir uygulama olarak tüm kanun yolları tüketildikten sonra anayasal şikayete başvurmak gerekiyor. Dolayısıyla anayasal şikayet hak arama mücadelesinde tali bir yoldur.</li>
<li>Avrupa’nın birçok ülkesinde olduğu gibi İspanya’da başvurular avukat aracılığıyla gerçekleştirilmesi gerekmektedir. Bireylerin parası yoksa Barolar tarafından avukat temin edilmektedir. Burada ülkemizde de uygulanabilecek bir yapıdan bahsedilmiştir. Baro başvuruyu inceleyip avukat atayıp atamayacağına karar vermektedir. Avukat vermeye gerek görmediği dosyalar anayasal şikayete konu olamamaktadır. Bu ise Anayasa Mahkemesine başvuruları için önemli bir filtreleme yöntemi olarak görülmektedir.</li>
<li>Avrupa’da dosyaları filtrelemek için oluşturulan komisyonlar ortalama 3 hakimden oluşmakta ve oybirliği esasına göre çalışmaktadır. Eğer komisyonlarda oy birliği sağlanamazsa dosyalar 6 yargıçtan oluşan bir daireye havale edilmektedir. Komisyon ve daireler tarafından verilen kabul edilme/edilmeme kararına karşı temyiz yoktur.</li>
<li>İspanya Anayasa Mahkemesine yıllık yaklaşık 11.000 civarı dosya gelmektedir. Bu dosyaların %97.49’u Anayasa Şikayeti dosyalarıdır. Bu başvuruların büyük yüzdesi ilk aşamada elenmektedir. (Yaklaşık %95)</li>
<li>Anayasa Şikayeti yöntemi uygulanan ülkelerde zamanla dosya sayısının artması ile Anayasa Mahkemelerin diğer işlerinde karar verme süresi 10 yıl ve üstü şekilde uzamıştır. Bu durumda zamanla ilgili kanunlarda başvuru süresini azaltmaya yönelik düzenlemelerin yapılmasına yol açmıştır. Örneğin 1979’da kurulan İspanya Anayasa Mahkemesinin görevlerinde 1988 ve 2007 yıllarında kapsamlı değişiklikler gerçekleştirilmiştir.</li>
<li>Türkiye’nin kanunu hazırlarken dinamik bir süreç olduğunu unutmaması gerektiği katılımcılar tarafından sıklıkla vurgulanmıştır. Anayasa şikayetinin tüm toplumu ilgilendiren özel öneme haiz konuları kapsayacak şekilde daraltıcı bir şekilde tanımla alternatifi sunulmuştur.</li>
<li>Avrupa’da anayasa mahkemesinin anayasa şikayeti yetkisinden hareketle yetkisini aştığına ilişkin eleştiriler çok sık dile getirilmeye başlanmıştır. Bu açıdan anayasa mahkemesinin ilk derece mahkemeleri ile koordinasyonu büyük önem taşımaktadır.</li>
<li>Türkiye’nin örnek alması gereken ülke örneklerinin Almanya ve İspanya olduğu katılımcılar tarafından sıklıkla belirtilmiştir. Katılımcılardan birisi Makedonya örneğini anlatırken Türkiye’de karşılığı Kamu Denetçisi olan Ombudsmanların bireyler adına Anayasa Mahkemesine başvuru hakları olduğunu belirtmiştir. Makedonya vatandaşlara verilen başvuru süresinin 60 gün her halükarda ise 5 yıl olduğuna dikkat çekilmiştir. (AİHM’nin uygun gördüğü süre ortalama 6 aydır.)</li>
<li>Başvuru kriterlerinin iyi belirlenmesi uluslar arası katılımcılar tarafından da ifade edilmiştir. Bu açıdan Slovenya uygulaması dinleyicilerle paylaşılmıştır. Slovenya’da bir başvurunun kabul edilebilmesi için kişinin üzerinde ağır bir zarar getirmesi şartı getirilmiştir.</li>
<li>Avrupa uygulamalarında Anayasa Mahkemelerinin başvuruya konu bir olayı incelediğinde hak ihlalinin yürürlükteki bir kanun hükmünden kaynaklanması durumunda resen kanunu incelemeye alıp iptal edebildiğine katılımcılar tarafından dikkat çekilmiştir.</li>
</ul>
<p>&nbsp;</p>
<p>*Devlet Personel Uzman Yardımcısı</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.dpud.org/anayasa-sikayeti-ve-aihm-sempozyumu-uzerine-notlar/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Türk Soyluluk ve Sonuçları Üzerine Bir İnceleme</title>
		<link>http://www.dpud.org/turk-soyluluk-ve-sonuclari-uzerine-bir-inceleme/</link>
		<comments>http://www.dpud.org/turk-soyluluk-ve-sonuclari-uzerine-bir-inceleme/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 25 Jan 2012 19:35:57 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Rauf Karslı</dc:creator>
				<category><![CDATA[Dpud Dosyaları]]></category>
		<category><![CDATA[hamit]]></category>
		<category><![CDATA[soyluluk]]></category>
		<category><![CDATA[türk]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.dpud.org/?p=362</guid>
		<description><![CDATA[Türk Soylu kimdir? Türk Soylu olarak adlandırılan kişilerin Türkiye’deki çalışma durum ve koşulları nelerdir? Mevzuatımızda Türk Soyluluğuna ilişkin mevcut düzenlemeler nelerdir? Hamit Uçman* &#160; Devletin kendisini oluşturan bireyler ile kuracağı ilişkinin temelinin vatandaşlık hukuku oluşturmaktadır. Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın Siyasi Haklar ve Ödevler başlıklı 4 üncü Bölümünün 66 ncı maddesinde Türk Vatandaşlığı düzenlenmiştir. İlgili maddenin 3 [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Türk Soylu kimdir? Türk Soylu olarak adlandırılan kişilerin Türkiye’deki çalışma durum ve koşulları nelerdir? Mevzuatımızda Türk Soyluluğuna ilişkin mevcut düzenlemeler nelerdir?</p>
<p><strong>Hamit Uçman*</strong></p>
<p><a href="http://www.dpud.org/wp-content/uploads/2012/01/turk_soylu.png"><img class="alignleft size-medium wp-image-367" title="turk_soylu" src="http://www.dpud.org/wp-content/uploads/2012/01/turk_soylu-300x224.png" alt="" width="300" height="224" /></a></p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Devletin kendisini oluşturan bireyler ile kuracağı ilişkinin temelinin vatandaşlık hukuku oluşturmaktadır. Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın Siyasi Haklar ve Ödevler başlıklı 4 üncü Bölümünün 66 ncı maddesinde Türk Vatandaşlığı düzenlenmiştir. İlgili maddenin 3 üncü fıkrasında ‘Vatandaşlık, kanununun gösterdiği şartlarla kazanılır ve ancak kanunda belirtilen hallerde kaydedilir.’ şeklinde belirtilmiştir. Aynı maddenin son fıkrasında da hukuk devletinin bir gereği olarak ‘Vatandaşlıktan çıkarma ile ilgili karar ve işlemlere karşı yargı yolunun kapatılamayacağı’ düzenlenmiştir.</p>
<p>Anayasadaki bu temel düzenlemeden hareketle 5901 sayılı ‘Türk Vatandaşlığı Kanunun’ çıkarılmıştır.(Kabul Tarihi:29/05/2009, Yayımlandığı Resmi Gazete Tarih:12/06/2009, Sayı:27256) İlgili kanunda vatandaşlığın kazanılması ve kaybına dair iş ve işlemlerin yürütülmesine ilişkin usul ve esaslar(md 1) belirlenmiştir. Yine aynı kanunun Tanımlar başlıklı 3 üncü maddesinde ‘Yabancı: Türkiye Cumhuriyeti Devlet ile Vatandaşlık bağı bulunmayan kişi’ olarak tanımlanmıştır.</p>
<p>Devletin kanunlarında kendi vatandaşlarını ve kendi vatandaşlarından hareketle yabancı bireyleri tanımlaması, bireyin devlet otoritesinin var olduğu her alanda kuracağı ilişki açısından büyük önem arz etmektedir.</p>
<p>Yerleşme seyahat hürriyetinden, kamu hizmetine girme ve özel sektörde çalışabilmeye kadar tüm alanlarda vatandaş ve yabancıya ilişkin düzenlemeler farklı şekillerde yapılmıştır. devlet vatandaşlarına daha geniş bir hak alanı yaratırken, yabancı olarak tanımladığı bireylere kısıtlı, sınırlı(genelde karşılıklılık esasından hareket ile..) bir hak alanı kurmaktadır.</p>
<p>Örneğin Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının Çalışma ve Sözleşme Hürriyeti Başlıklı 48 inci maddesinde ‘Herkes, dilediği alanda çalışma ve sözleşme hürriyetlerine sahiptir. Özel teşebbüsler kurmak serbesttir.’ şeklinde düzenlenmiştir.</p>
<p>Maddenin lafzından geniş b ir kitleyi kapsadığı anlaşılmaktadır. Fakat aynı anayasanın Yabancıların Durumu başlıklı 16 ncı maddesi ‘Temel Hak ve Hürriyetler, yabancılar için milletlerarası hukuka uygun olarak kanunla sınırlanabilir.’ şeklinde belirtilmiştir.</p>
<p>Buradan hareketle anayasadaki çeşitli başlıklar halinde düzenlenen hakların yabancılar için sınırlandırılabileceği açıktır.(Türk hukukunda avukatlık, noterlik, doktorluk, hemşirelik, eczacılık, borsa komisyonculuğu, gibi iş veya meslekleri yapabilmek için Türk Vatandaşı olma şartı aranmış ve yabancıların bu işlerde çalışması yasaklanmıştır.<a title="title" name="_ftnref1" href="file:///I:/Yedekler/Rauf%20%C3%96nemli/Al%C4%B1nan%20Dosyalar%C4%B1m/T%C3%9CRK%20SOYLU%20YABANCILARIN%20T%C3%9CRK%C4%B0YE.doc#_ftn1"></a>[1])</p>
<p>Bununla birlikte yabancıların Türkiye’deki çalışma ve yerleşmesine ilişkin hukuki düzenlemelere istisnalar getirilmiştir. Bu istisnaların en önemlisi, ‘Türk Soylu Yabancılar’ için düzenlemelerdir.</p>
<p>Türk hukukunda çeşitli yasal düzenlemelerde ‘Türk Soyundan Kişiler’, ‘Türk Soyundan Olanlar’, ‘Türk Soylu Yabancılar’ gibi kavramlar kullanılmaktadır.( Örneğin; İskân Kanunu -RG: 21.6.1934-2733 /m. 3) Fakat hukuki düzenlemelerde ‘Türk Soyundan olma ‘ veya ‘Türk Soyluluk’ tanımlanmadığı gibi ‘Türk Soyluluğunun’ hangi esaslara göre tespit edileceği net değildir.</p>
<p>Yukarıda ifade ettiğimiz gibi vatandaşlık konusunda devlet ile birey arasındaki hukuki bağ söz konusudur. Fakat soy, soyluluk gibi kavramlar ırk, dil, din, kültür unsurlarını içeren tespit edilmesi net ve açık olmayan sosyolojik kavramlardır. Bu nedenle kişinin Türk Soyundan olup olmama durumunun tespitinde ad-soyad, dil, doğduğu ülke, yaşadığı bölge gibi pek çok faktörden yararlanılabilir.</p>
<p>Uygulamada Türk Soyluluğunun tespitinde, dış temsilciliklerimizden ve bazen de o ülkedeki Türk Soylularının kurmuş oldukları derneklerden bilgi istenmektedir. İçişleri bakanlığına gelen vatandaşlığa alınma isteklerinde, ‘Soy durumları, dış temsilciliklerimizce, gerekli görülen hallerde Milli İstihbarat Teşkilatı Müsteşarlığınca veya Emniyet Genel Müdürlüğünce araştırılır.<a title="title" name="_ftnref2" href="file:///I:/Yedekler/Rauf%20%C3%96nemli/Al%C4%B1nan%20Dosyalar%C4%B1m/T%C3%9CRK%20SOYLU%20YABANCILARIN%20T%C3%9CRK%C4%B0YE.doc#_ftn2"></a>[2]’</p>
<p>Bu konuya ilişkin 25/09/1981 tarihli ve 2527 numaralı ‘Türk Soylu Yabancıların Türkiye’de Meslek ve Sanatlarını Serbestçe Yapabilmelerine, Kamu, Özel Kuruluş veya İşyerlerinde Çalıştırılabilmelerine İlişkin Kanun’ kabul edilmiştir. Kanunda da yukarıda belirttiğimiz ‘Türk Soylu Yabancının’ kim olduğuna, ne demek olduğuna ilişkin bir düzenleme bulunmamaktadır. Türk Soylu Yabancılara Çalışma Özgürlüğü tanınmasına ilişkin Kanunun ayrıntılarına geçmeden önce bu düzenlemenin gerekçesine değinmek gerekir.</p>
<p>Ülkemizde yabancı bir devlet vatandaşı veya vatansız çok sayıda Türk Soylu yabancı bulunmaktadır. <a title="title" name="_ftnref3" href="file:///I:/Yedekler/Rauf%20%C3%96nemli/Al%C4%B1nan%20Dosyalar%C4%B1m/T%C3%9CRK%20SOYLU%20YABANCILARIN%20T%C3%9CRK%C4%B0YE.doc#_ftn3"></a>[3] Bunların büyük bir bölümünü Kıbrıs, Yunanistan, Bulgaristan, Romanya ve Eski Sovyetler Birliğinden gelen Türkler oluşturmaktadır. İlgili şahısların bir kısmı ilgili devletlerinden vatandaşlıklarından çıkarıldıkları için bir kısmı da bulundukları ülkelerdeki şiddetli baskılardan dolayı Türkiye’ ye göç etmek zorunda kalmışlardır.</p>
<p>Özellikle bu kişiler Türk Vatandaşlığı kanunun Soy Bağı başlıklı 7 nci maddesi gereği kolaylıkla Türk Vatandaşlığına alınmaktadır. Bu kişilere 2527 sayılı Kanun çerçevesinde çalışma izninin de verilmesi, ülke içerisinde kaçak işçi çalıştırılmasının da önüne geçilmesini sağlamıştır.</p>
<p>2527 sayılı Kanuna göre Türkiye’de ikamet eden Türk Soylu yabancıların ihtiyaç duyulan meslek ve sanatları serbestçe yapabilmelerine, Türk Silahlı Kuvvetleri ve Güvenlik Teşkilatı hariç olmak üzere kamu, özel kuruluş veya işyerlerinde bu meslek ve sanat dallarında çalıştırılabilirler.(md:1)</p>
<p>Düzenlemeden de anlaşıldığı gibi Türk Soylu Yabancılar kamu ve özel kuruluşlarda çalışma imkanını elde etmekle birlikte, Türk Silahlı Kuvvetlerinde ve Güvenlik Teşkilatında çalışmalarına imkan verilmemiştir.</p>
<p>İlgili kanunda bu kişilere çalışma izni, İçişleri ve Dışişleri Bakanlıkları ile diğer ilgi bakanlık ve kuruluşların görüşleri alınarak Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığınca verilir.(Md:3)</p>
<p>Buna ek olarak aynı kanunun ‘Tabii Olacakları Mevzuat’ başlıklı 5 inci maddesinde, bu kişilerin çalıştıkları kamu, özel kuruluş veya iş yerinde uygulanan personel, sosyal güvenlik, çalışma ve diğer konulara ilişkin mevzuat hükümlerine tabii olacağı şeklinde düzenlenmiştir. Bu hükümle, çalışma ve sosyal güvenlik bakımından Türk Vatandaşları ile Türk Soylu Yabancılara eşit işlem yapılması esası açıkça ifade edilmiştir.</p>
<p><img src="/demo/images/stories/haberler/turk-dunyasi.PNG" alt="alt" />Aynı kanunun 7 nci maddesinde Türk Soylu Yabancılar’a uygulanmayacak hükümler düzenlenmiştir. Buna göre kendilerine izin verilenler, izin süresince ikamet ve çalışma ile ilgili kanunların öngördüğü Türk Vatandaşı olma şartından istisna edilirler.</p>
<p>İlgili kanunun son fıkrasında bu kişilerin siyasi haklardan yararlanamayacakları da belirtilmiştir. Kanunun uygulanmasına ilişkin esaslar ve çalışma veya çalıştırılma şartları İçişleri Bakanlığının koordinatörlüğünde gerçekleştirilecektir.</p>
<p>2527 sayılı Kanunun daha iyi uygulanmasına yönelik olarak 25/10/1982 tarih ve 8/5488 sayılı ‘‘Türk Soylu Yabancıların Türkiye’de Meslek ve Sanatlarını Serbestçe Yapabilmelerine, Kamu, Özel Kuruluş veya İşyerlerinde Çalıştırılabilmelerine İlişkin Kanunun Uygulanması Hakkındaki Yönetmelik’ çıkarılmıştır. Bu yönetmeliğin 11 inci maddesinde, yukarıda yabancıların yapamayacağı meslekler olarak belirttiğimiz meslekler Türk Soylu Yabancılar için serbest bırakılmıştır. ‘…Bu yönetmelik esaslarına göre, kendilerine çalışma veya çalıştırılabilme izni verilenler, bu izin süresince, sadece Türk Vatandaşlarına hasredilen işleri de yapabilirler. Bu kişiler doktorluk, Hemşirelik, Avukatlık, Mühendislik gibi meslekleri serbestçe veya kamu veya özel kurum, kuruluş veya işyerlerinde yapabilmek veya memur olabilmek için genel veya özel kanunların aradığı Türk vatandaşı olma şartından istisna edilir.</p>
<p>Uluslararası hukuk ve uygulamalar açısından baktığımızda; Yunanistan, Almanya, Finlandiya gibi bazı devletler kendi vatandaşları ile aynı soydan olan yabancıların ikamet ve çalışma izni aramayarak vatandaşları ile eşit şartlarda çalışmalarını sağlamaktadır. Bu sayede devlet, kendi vatandaşları ile aynı soydan gelen ancak çeşitli sebeplerle başka devlet vatandaşı olan kişilerle sürekli ilişki sağlayabilmektedir.<a title="title" name="_ftnref4" href="file:///I:/Yedekler/Rauf%20%C3%96nemli/Al%C4%B1nan%20Dosyalar%C4%B1m/T%C3%9CRK%20SOYLU%20YABANCILARIN%20T%C3%9CRK%C4%B0YE.doc#_ftn4"></a>[4]</p>
<p>Sonuç olarak hukukumuzda yabancılara ilişkin istisnalardan en önemlisi Türk Soylu Yabancıların durumudur. Türk hukuku bakımından ‘yabancı’ sayılmalarına rağmen, 2527 sayılı Kanun ile Türk Vatandaşları ile neredeyse aynı hak ve özgürlüklere sahiptirler. İki istisna dışında Türk vatandaşlarına saklı tutulan işlerde Türk soylu yabancılara da çalışma özgürlüğü tanınmıştır.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>          </strong></p>
<p><strong><strong>*  DPUD Genel  Sekreteri</strong><strong>  / Devlet Personel Uzman Yardımcısı</strong>         </strong></p>
<p>&nbsp;</p>
<table cellspacing="0" cellpadding="0" align="left">
<tbody>
<tr>
<td height="11"></td>
</tr>
<tr>
<td></td>
<td height="107">
<table width="100%" cellspacing="0" cellpadding="0">
<tbody>
<tr>
<td>
<div>
<p>Bu yazı Hamit UÇMAN tarafından Devlet Personel Uzmanları Derneği adına hazırlanmıştır. Tüm hakları derneğe aittir.&#8221;<a href="http://www.dpud.org/">www.dpud.org</a>&#8221; biçiminde açık kaynak gösterilmek kaydıyla içerik kullanılabilir. Açık kaynak gösrermeden yapılan alıntılar için yasal takip yapılacaktır. ©</p>
</div>
</td>
</tr>
</tbody>
</table>
</td>
</tr>
</tbody>
</table>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.dpud.org/turk-soyluluk-ve-sonuclari-uzerine-bir-inceleme/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kamu Personel Yönetiminde Gittikçe Büyüyen Sorun: Teşkilat Yasaları Personel Yasası Haline Geliyor</title>
		<link>http://www.dpud.org/kamu-personel-yonetiminde-gittikce-buyuyen-sorun-teskilat-yasalari-personel-yasasi-haline-geliyor/</link>
		<comments>http://www.dpud.org/kamu-personel-yonetiminde-gittikce-buyuyen-sorun-teskilat-yasalari-personel-yasasi-haline-geliyor/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 25 Jan 2012 19:24:01 +0000</pubDate>
		<dc:creator>yonetici</dc:creator>
				<category><![CDATA[Dpud Dosyaları]]></category>
		<category><![CDATA[PERSONEL YÖNETİMİ]]></category>
		<category><![CDATA[düzenleme]]></category>
		<category><![CDATA[teşkilat]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.dpud.org/?p=363</guid>
		<description><![CDATA[KAMU KURUM VE KURULUŞLARININ TEŞKİLAT YASALARINDA YER ALAN PERSONELE İLİŞKİN DÜZENLEMELER HAKKINDA DEĞERLENDİRME * : Serap AKSU Devlet Personel Uzmanı ve DPUD Üyesi TEMEL ANLAYIŞ VE İLKELER Kamu yönetiminin teşkilatlanmasına ilişkin temel anlayış ve kurallar ile kamu hizmeti görevlileriyle ilgili genel ilkelere, Anayasada ayrıntılı bir şekilde yer verilmiştir. Anayasanın 113 üncü maddesinde, bakanlıkların kurulması, kaldırılması, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div id="attachment_364" class="wp-caption alignright" style="width: 410px"><a href="http://www.dpud.org/wp-content/uploads/2012/01/team-problem.jpg"><img class="size-full wp-image-364" title="çözüm mü? karmaşa mı?" src="http://www.dpud.org/wp-content/uploads/2012/01/team-problem.jpg" alt="" width="400" height="300" /></a>
<p class="wp-caption-text">Çözüm mü? Karmaşa mı?</p>
</div>
<p>KAMU KURUM VE KURULUŞLARININ TEŞKİLAT YASALARINDA YER ALAN PERSONELE İLİŞKİN DÜZENLEMELER HAKKINDA DEĞERLENDİRME * :</p>
<p>Serap AKSU</p>
<p>Devlet Personel Uzmanı ve DPUD Üyesi</p>
<p>TEMEL ANLAYIŞ VE İLKELER</p>
<p>Kamu yönetiminin teşkilatlanmasına ilişkin temel anlayış ve kurallar ile kamu hizmeti görevlileriyle ilgili genel ilkelere, Anayasada ayrıntılı bir şekilde yer verilmiştir.</p>
<p>Anayasanın 113 üncü maddesinde, bakanlıkların kurulması, kaldırılması, görevleri ve yetkileri ile teşkilatının, 123 üncü maddesinde, idarenin kuruluş ve görevlerinin kanunla düzenleneceği, kamu tüzel kişilerinin ancak kanunla veya kanunun açık yetki vermesi halinde idari işlemle kurulabileceği, ayrıca yine 127 inci maddesinde, mahalli idarelerin kuruluş ve görevleri ile yetkilerinin, 130 uncu maddesinde de, yükseköğretim kurumlarının kuruluşu ve organları ile işleyişleri, görev, yetki ve sorumluluklarının kanunla düzenleneceği kuralı getirilmiştir.</p>
<p>Bu kurala dayanılarak çıkarılan  Bakanlıkların Kuruluşu ve Görev Esasları Hakkında 3046 sayılı Kanunda, bakanlıklar ile bağlı ve ilgili kuruluşların, Kamu İktisadi Teşebbüsleri Hakkında 233 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede, kamu iktisadi teşebbüslerinin, 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanununda, büyükşehir belediyelerinin, 5393 sayılı Belediye Kanununda, belediyelerin, 5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanununda, il özel idarelerinin, 442 sayılı Köy Kanununda, köylerin, 5355 sayılı Mahalli İdare Birlikleri Kanununda, mahalli idare birliklerinin, Yükseköğretim Kurumları Teşkilatı Hakkında 2809 sayılı Kanunda, yükseköğretim kurumlarının akademik, Yükseköğretim Üst Kuruluşları ile Yükseköğretim Kurumlarının İdari Teşkilatı Hakkında 124 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede de, yükseköğretim kurumlarının idari teşkilatlanmalarına ilişkin esas ve usuller düzenlenmiştir.</p>
<p>Kamu iktisadi teşebbüsleri gibi idari işlem (Bakanlar Kurulu kararı) ile kurulanlar dışında kamu kurum ve kuruluşlarının hukuki varlık kazanmaları,  teşkilat ( kuruluş ) kanunları olarak tanımlanan özel nitelikteki kanunlarla olmaktadır. Her bir kamu kurum veya kuruluşu için müstakilen çıkartılan bu kanunlarda, yukarıda belirtilen Temel (Çerçeve) Kanunlar da esas alınarak, o kamu kurum veya kuruluşunun, görev ve yetkileri ile teşkilatlanmaları düzenlenmektedir.</p>
<p>Özetleyecek olur isek; teşkilat kanunları, bir kamu kurum veya kuruluşuna hukuki varlık kazandıran, bu kurum veya kuruluşun görev ve yetkileri ile teşkilatının gösterildiği özel  nitelikteki kanunlardır.</p>
<p>Diğer taraftan, Anayasanın kamu hizmeti görevlileri ile ilgili genel ilkelerin belirtildiği 128 inci maddesinde, Devletin, kamu iktisadi teşebbüsleri ve diğer kamu tüzel kişilerinin genel idare esaslarına göre yürütmekle yükümlü oldukları kamu hizmetlerinin gerektirdiği asli ve sürekli görevlerinin, memurlar ve diğer kamu görevlileri eliyle görüleceği belirtilmiş olup,  memurların ve diğer kamu görevlilerinin nitelikleri, atanmaları, görev ve yetkileri, hakları ve yükümlülükleri, aylık ve ödenekleri ile diğer özlük işlerinin, 130 uncu maddesinde, öğretim elemanlarının görevleri, unvanları, atama, yükselme ve emeklilikleri, öğretim elemanı yetiştirme, üniversitelerin ve öğretim elemanlarının kamu kuruluşları ve diğer kurumlar ile ilişkileri, disiplin ve ceza işleri, mali işler, özlük hakları, öğretim elemanlarının uyacakları koşullar ile üniversitelerarası ihtiyaçlara göre öğretim elemanlarının görevlendirilmesinin, 140 ıncı maddesinde, hakim ve savcıların nitelikleri, atanmaları, hakları ve ödevleri, aylık ve ödenekleri, meslekte ilerlemeleri, görevlerinin ve görev yerlerinin geçici veya sürekli olarak değiştirilmesi, haklarında disiplin kovuşturması açılması ve disiplin cezası verilmesi, görevleriyle ilgili veya görevleri sırasında işledikleri suçlarından dolayı soruşturma yapılması ve yargılanmalarına karar verilmesi, meslekten çıkarmayı gerektiren suçluluk veya yetersizlik halleri ve meslek içi eğitimleri ile diğer özlük işlerinin kanunla düzenleneceği hüküm altına alınmıştır.</p>
<p>Bu hükümlere dayanılarak çıkarılan 657 sayılı Devlet Memurları Kanununda, bu Kanuna tabi kamu kurum ve kuruluşlarındaki istihdam şekilleri, memurların ödev ve sorumlulukları, genel hakları ve uyacakları yasaklar ile memurluğa alınma ve şartları, atanma, ilerleme ve yükselmeler, yer değiştirme, memurluğun sona ermesi, çalışma saatleri, izinler, siciller, disiplin, görevden uzaklaştırma, mali hükümler, sosyal haklar ve yardımlar, memurların yetiştirilmesi, 399 sayılı Kamu İktisadi Teşebbüsleri Personel Rejiminin Düzenlenmesine Dair Kanun Hükmünde Kararnamede, kamu iktisadi teşebbüsleri ve bağlı ortaklıkları personelinin hizmete alınmaları, görev ve yetkileri, nitelikleri, atanma, ilerleme, yükselme, hak ve yükümlülükleriyle diğer özlük hakları, 926 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanununda, subayların, astsubayların ve askeri öğrencilerin yetiştirilmeleri, sınıflandırılmaları, görev ve yükümlülükleri, terfi ve taltifleri ile her türlü özlük hakları, 2914 sayılı Yüksek Öğretim Personel Kanununda, öğretim elemanlarının sınıflar itibarıyla tanımları, aylıkları ve ek göstergeleri, derece yükseltilmesi ve kademe ilerlemesinin şekil ve şartları ile,   sosyal haklardan yararlanma,  ek ders ücreti,  üniversite, idari görev ve geliştirme ödeneklerinin miktarı, emekli ve yabancı öğretim elemanlarının sözleşmeli olarak çalıştırılma usul ve esasları, 2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanununda da, adli ve idari yargı hakim ve savcılarının nitelikleri, atanmaları, hak ve ödevleri, aylık ve ödenekleri, meslekte ilerlemeleri, görevlerinin ve görev yerlerinin geçici veya sürekli olarak değiştirilmesi, haklarında disiplin kovuşturması açılması ve disiplin cezası verilmesi, görevleriyle ilgili veya görevleri sırasında işledikleri veya kişisel suçlarından dolayı soruşturma yapılması ve yargılamalarına karar verilmesi, meslekten çıkarılmayı gerektiren suçluluk veya yetersizlik halleri, meslek içi eğitimleri ve diğer özlük işlerinin yanı sıra Anayasa Mahkemesi, Yargıtay ve Danıştay Başkan ve üyelerinin aylık ve ödenekleri ile diğer mali, sosyal hak ve yardımları düzenlenmiştir.</p>
<p>Görüleceği üzere, kamu hizmeti görevlilerine ilişkin düzenlemeler, teşkilatlanmadan farklı olarak, personel ( istihdam) kanunları şeklinde tanımlanan genel nitelikteki kanunlarla yapılmıştır. Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreterliği ve Milli İstihbarat Teşkilatı Müsteşarlığı gibi istisnai bazı kurum veya kuruluşların haricinde,  sadece belli bir kurum veya kuruluşun personeline ilişkin olarak müstakil düzenlemeler yapılması yoluna gidilmemiştir.</p>
<p>Ayrıca, 2451 sayılı Bakanlıklar ve Bağlı Kuruluşlarda Atama Usulüne İlişkin Kanunda, Başbakanlık ve bakanlıklarla, bunlara bağlı kuruluşlarda yapılacak atama, nakil ve görevden alınma usulleri, 2477 sayılı 23/04/1981 sayılı ve 2451 sayılı Kanunun Kapsamı Dışında Kalan Kamu Kurum ve Kuruluşlarında Atama Usulüne İlişkin Kanunda ise, 2451 sayılı Kanunun kapsamına  girmeyen kamu kurum ve kuruluşlarında yapılacak atama ve nakillerin usulleri belirtilmiştir. Bu Kanunlar da aynı personel kanunları gibi genel nitelikte olan düzenlemelerdir.</p>
<p>Bu sebeple, personel kanunlarının kapsamına giren konulardaki düzenlemelerin, kanun yapma usulüne uygun olarak  yine bu kanunlarda yapılması gerekmektedir. 657 sayılı Kanuna 31/07/1970 tarihli ve 1327 sayılı Kanunla eklenen ek 3 üncü maddede de, bu Kanunun konusu ile ilgili düzenlemelerin, bu Kanuna ek olarak getirilecek kanunlarla yapılacağı hüküm altına alınmış bulunmaktadır.</p>
<p>SORUN</p>
<p>Yapılan incelemede, özellikle son zamanlarda ve yaygın bir şekilde kamu kurum ve kuruluşlarının   kuruluşlarına  dayanak  teşkil  eden,   esas  amacı  ve  konusu  o  kurum  veya kuruluşun görev ve yetkileri ile teşkilatlanmasının gösterilmesi olan teşkilat kanunlarında, başta üst yöneticiler olmak üzere  personelin atanma usulü,  istihdam şekli, mali ve sosyal hakları    gibi    konularda    ve    genel   nitelikteki  kanunlarla  da  uyumlu  olmayan  pek  çok düzenlemeye gidildiği, hatta bazı teşkilat kanunlarının adeta o kurum veya kuruluşun personel kanununa  dönüştüğü görülmektedir.</p>
<p>Kamu hizmeti görevlilerine ilişkin olarak hem genel nitelikteki kanunlarda hem de özel nitelikteki teşkilat kanunlarında aynı konuda farklı ve birbiriyle çelişen hükümlerin yer alması sebebiyle, kamu yönetiminde başta üst yöneticilerin atanma usulü, atamaya yetkili amirler, sözleşmeli personel istihdamı, kariyer personel çalıştırılması, görevlendirme ve geçici görevlendirme, yurtdışı teşkilatına sürekli görevle atanacaklar ile bazı görevlere atanacaklarda aranılacak nitelik ve şartlar, görev süreleri ile ücret ve mali haklar olmak üzere tam bir karmaşa söz konusudur.</p>
<p>SONUÇ</p>
<p>Hukukumuza göre, sonraki kanunun önceki kanunun, özel kanunun da genel kanunun hükümlerini değiştirmesi mümkün olmakla beraber, kamu hizmeti görevlilerine ilişkin olarak 657 sayılı Kanun gibi genel nitelikteki kanunlar yerine, teşkilat kanunlarında veya torba kanun olarak nitelendirilen çeşitli kanunlarda münferit düzenlemeler yapılması; hem kanun yapma usulü hem de kamu personel rejiminin istikrarı açısından doğru bir yöntem değildir.</p>
<p>Ancak öte yandan, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu başta olmak üzere kamu hizmeti görevlilerine ilişkin genel nitelikteki kanunlarda bugüne kadar sık sık çeşitli ek ve değişiklikler yapılmış olmakla birlikte, kamu yönetiminin ihtiyacını karşılayabilecek kapsamlı ve bütüncül bir düzenleme yapıldığını söylemek mümkün bulunmamaktadır. Bu durumun da, kamu kurum ve kuruluşlarının ihtiyaçlarını kendi teşkilat kanunlarında personele ilişkin münferit düzenlemeler öngörmek suretiyle gidermeye çalışmalarının en önemli sebeplerinden birini teşkil ettiği aşikardır.</p>
<p>Ayrıca, Anayasanın 128 inci maddesinde, kamu hizmeti görevlilerine ilişkin genel bir düzenleme yapılması yoluna gidilerek açık bir tanımlama getirilmemesinin, kamu hizmeti görevlilerinin gerek tanımlanmasında gerekse istihdam şekillerinin ve statülerinin belirlenmesinde, bir çerçeve ( ölçüt ) sıkıntısı yaşanmasına da yol açtığı bilinmektedir.</p>
<p>Buraya kadar yapılan açıklamaların ışığında, başta Anayasa olmak üzere, kamu hizmeti görevlilerine ilişkin olarak genel nitelikteki kanunlarda  kapsamlı ve bütüncül düzenlemeler yapılmasına  acilen ihtiyaç bulunduğu görülmektedir.<br />
Bu yazı  Devlet Personel Uzmanları Derneği tarafından hazırlanmıştır. Tüm hakları derneğe aittir.&#8221; www.dpud.org &#8221; biçiminde bağlantı kurulabilir, açık kaynak gösterilmek kaydıyla içerik kullanılabilir. Açık kaynak göstermeden yapılan alıntılar için yasal takip yapılacaktır. (c)</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.dpud.org/kamu-personel-yonetiminde-gittikce-buyuyen-sorun-teskilat-yasalari-personel-yasasi-haline-geliyor/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>6111 SAYILI KANUNLA 657 SAYILI DEVLET MEMURLARI KANUNUNDA GERÇEKLEŞTİRİLEN DÜZENLEMELER</title>
		<link>http://www.dpud.org/6111-sayili-kanunla-657-sayili-devlet-memurlari-kanununda-gerceklestirilen-duzenlemeler/</link>
		<comments>http://www.dpud.org/6111-sayili-kanunla-657-sayili-devlet-memurlari-kanununda-gerceklestirilen-duzenlemeler/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 23 Jan 2012 14:50:04 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Ahmetcan Çınar</dc:creator>
				<category><![CDATA[Slaytsov]]></category>
		<category><![CDATA[6111]]></category>
		<category><![CDATA[657]]></category>
		<category><![CDATA[657 değişiklik]]></category>
		<category><![CDATA[657 sayılı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.dpud.org/?p=353</guid>
		<description><![CDATA[6111 SAYILI TORBA KANUNLA 657 SAYILI DEVLET MEMURLARI KANUNUNDA GERÇEKLEŞTİRİLEN DÜZENLEMELER &#160; Memur Kütüğü, Numarası, Cüzdanı, Özlük Dosyası Mezkur düzenleme ile Devlet Personel Başkanlığı bünyesinde Kamu Personel Bilgi Sistemi kurulmakta, kamu personelinin özlük bilgileri bu sistemde toplanacağı hüküm altına alınmaktadır. Takdirname ve ödüller Yeni düzenlemede, görevli oldukları kurumlarda olağanüstü gayret ve çalışmaları ile emsallerine göre [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong><a href="http://www.dpud.org/wp-content/uploads/2012/01/yasa__.jpg"><img class="aligncenter size-medium wp-image-354" title="6111 SAYILI KANUNLA 657 SAYILI DEVLET MEMURLARI KANUNUNDA GERÇEKLEŞTİRİLEN DÜZENLEMELER " src="http://www.dpud.org/wp-content/uploads/2012/01/yasa__-277x300.jpg" alt="" width="277" height="300" /></a>6111 SAYILI TORBA KANUNLA 657 SAYILI DEVLET MEMURLARI KANUNUNDA GERÇEKLEŞTİRİLEN DÜZENLEMELER</strong></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Memur Kütüğü, Numarası, Cüzdanı, Özlük Dosyası</strong></p>
<p>Mezkur düzenleme ile Devlet Personel Başkanlığı bünyesinde Kamu Personel Bilgi Sistemi kurulmakta, kamu personelinin özlük bilgileri bu sistemde toplanacağı hüküm altına alınmaktadır.</p>
<p><strong>Takdirname ve ödüller</strong></p>
<p>Yeni düzenlemede, görevli oldukları kurumlarda olağanüstü gayret ve çalışmaları ile emsallerine göre başarılı görev yapmak suretiyle; <strong>kamu kaynağında önemli ölçüde tasarruf sağlanmasında, kamu zararının oluşmasının önlenmesinde ve önlenemez kamu zararlarının önemli ölçüde azaltılmasında, kamusal fayda ve gelirlerin beklenenin üzerinde artırılmasında veya sunulan hizmetlerin etkinlik ve kalitesinin yükseltilmesinde somut olaylara ve verilere dayalı olarak katkı sağladıkları tespit edilen memurlara,</strong> merkezde bağlı veya ilgili bakan, illerde valiler, ilçelerde kaymakamlar tarafından başarı belgesi verilebileceği; üç defa başarı belgesi alanlara ise, üstün başarı belgesi verileceği hüküm altına alınmakta; üstün başarı belgesi verilenlere, merkezde bağlı veya ilgili bakan ve illerde valiler tarafından uygun görülmesi hâlinde en yüksek Devlet memuru aylığının (ek gösterge dâhil) % 200’üne kadar ödül verilebileceği hükmüne yer verilmektedir.</p>
<p><strong>Geçici Süreli Görevlendirme</strong></p>
<p>İlgili düzenleme ile yurtdışında görevlendirilen güvenlik görevlileri hariç olmak üzere, memurun görevlendirileceği kurumda göreve ilişkin 4’üncü ve daha yukarı bir dereceden boş bir kadronun bulunması şartı getirilmekte; geçici süreli görevlendirilen memurların, geçici süreli olarak görevlendirildikleri kurumların mevzuatına uymakla yükümlü oldukları belirtilmektedir. Yeni düzenleme ile geçici süreli görevlendirme süresinin bir yılda altı ayı geçemeyeceği; geçici süreli görevlendirmede memurun muvafakatinin aranacağı hüküm altına alınmaktadır. Ancak birinci fıkrada belirtilen hâller dışında memurların, <strong>kamu yararı ve hizmet gerekleri</strong> sebebiyle ihtiyaç duyulması hâlinde kurumlarınca, Devlet Personel Başkanlığının uygun görüşü alınarak diğer kamu kurum ve kuruluşlarında altı aya kadar geçici süreli olarak görevlendirilebilecekleri hükmüne yer verilmektedir.</p>
<p><strong>Sicil</strong><strong> </strong></p>
<p>Mezkur Kanun ile kamu kurum ve kuruluşlarının, <strong>yürütmekte oldukları hizmetlerin özelliklerini göz önünde bulundurarak</strong>, memurlarının başarı, verimlilik ve gayretlerini ölçmek üzere ve Devlet Personel Başkanlığının uygun görüşü alınması kaydıyla, değerlendirme ölçütleri belirleyebilecekleri hüküm altına alınmıştır.</p>
<p><strong>Aday memurlar</strong><strong> </strong></p>
<p>Aday memurlara ilişkin olarak yeni düzenlemede herhangi bir yenilik bulunmamakta olup; sicile ilişkin hususların ilgili madde hükümlerinden çıkarıldığı görülmektedir.</p>
<p><strong>Çalışma saatleri</strong></p>
<p>Mezkur düzenleme ile özürlü personelin çalışma saat ve sürelerinin çalıştıkları kurumlar tarafından belirlenebileceği; tüm memurların yürüttükleri hizmetin özelliklerine göre çalışma saat ve süreleri ile görev yerlerine bağlı olmaksızın çalışabilmelerinin mümkün olduğu hüküm altına alınmakta; buna ilişkin usul ve esasların Bakanlar Kurulunca belirleneceği hükmüne yer verilmektedir.</p>
<p>Diğer taraftan, kadın memurlara tabip raporunda belirtilmesi halinde hamileliğinin 24’üncü haftasından önce ve herhalde hamileliğinin 24’üncü haftasından itibaren ve doğumdan sonraki bir yıl süreyle, özürlü personele de süre sınırlaması bulunmaksızın gece nöbeti ve gece vardiyası görevi verilemeyeceğinin ilgili Yasada güvence altına alınmış olmasının kadınların istihdama katılımının sağlanması ve özürlü personelin çalışma hayatlarına kolaylıklar getirmesi açısından önemli olduğu düşünülmektedir.</p>
<p><strong>Mazeret izni</strong><strong> </strong></p>
<p>İlgili düzenleme ile doğum izni analık izni şeklinde değiştirilmekte; doğumun erken gerçekleşmesi durumunda kullanılamayan izinler doğum sonrasında kullanılacak sürelere eklenmekte ve doğumda ve doğum sonrasında analık izni kullanırken annenin ölümü halinde isteği üzerine memur olan babaya da anne için öngörülen süre kadar izin verileceği hüküm altına alınmaktadır. Ayrıca, 3 gün olan babalık izni 10 güne; kendisinin veya çocuğun evlenmesinde ise 5 gün verilen mazeret izni 7 güne çıkarılmaktadır. Memurun, çocuğunun, eşinin, kardeşinin, ana, baba ve kardeşin ölümü halinde verilen 5 günlük mazeret izni 7 güne çıkarılmakta ve memurun eşinin ana, baba ve kardeşinin ölümü halinde de bu haktan yararlanması imkânı sağlanmaktadır.</p>
<p><strong>Hastalık ve Refakat İzni</strong><strong> </strong></p>
<p>Söz konusu düzenlemeyle on yıllık hizmet süresine sahip olma şartı ortadan kaldırılmakta ve 10 yıllık hizmet süresine sahip olmayanlara da on iki aya kadar izin verileceği hüküm altına alınmaktadır. Diğer taraftan, memurun bakmakla yükümlü olduğu veya memur refakat etmediği takdirde hayatı tehlikeye girecek ana, baba, eş ve çocukları ile kardeşlerinden birinin ağır kaza geçirmesi veya tedavisi uzun bir hastalığının bulunması hallerinde, bu hallerin sağlık kurulu raporuyla belgelendirilmesi şartıyla, daha önceki düzenlemede altı aya kadar olan aylıksız izin hakkı üç ay aylıklı izne dönüştürülmekte ve bu sürenin gerektiğinde bir katına kadar uzatılabileceği hükmüne yer verilmektedir.</p>
<p><strong>Aylıksız izin</strong><strong> </strong></p>
<p>Mezkur düzenleme ile memurun bakmakla yükümlü olduğu veya memur refakat etmediği takdirde hayatı tehlikeye girecek ana, baba, eş ve çocukları ile kardeşlerinden birinin ağır kaza geçirmesi veya tedavisi uzun bir hastalığının bulunması hallerinde, daha önce bahsettiğimiz aylıklı izin sürelerinin bitiminden itibaren kamu personeline 18 aya kadar aylıksız izin kullanılabilme fırsatı sunulmakta; doğum yapan memura analık izninin bitiminden itibaren 12 aylık aylıksız izin hakkı 24 aya çıkarılmakta ve eşi doğum yapan memura da bu haktan yararlanma imkanı getirilmektedir.</p>
<p>Yeni düzenlemeyle üç yaşını doldurmamış bir çocuğu eşiyle birlikte veya münferit olarak evlat edinen memurlar ile memur olmayan eşin münferit olarak evlat edinmesi hâlinde memur olan eşlerine, çocuğun ana ve babasının rızasının kesinleştiği tarihten veya vesayet dairelerinin izin verme tarihinden itibaren, istekleri üzerine 24 aya kadar aylıksız izin verileceği ve evlat edinen her iki eşin memur olması durumunda bu sürenin, eşlerin talebi üzerine 24 aylık süreyi geçmeyecek şekilde, birbirini izleyen iki bölüm hâlinde eşlere kullandırılabileceği hüküm altına alınmaktadır.</p>
<p>Diğer taraftan, özel burs sağlayan ve bu burstan istifade etmesi için kendilerine aylıksız izin verilenler de dâhil olmak üzere burslu olarak ya da bütçe imkânlarıyla yetiştirilmek üzere yurtdışına gönderilen veya sürekli görevle yurtiçine ya da yurtdışına atanan veya en az altı ay süreyle yurtdışında geçici olarak görevlendirilen memurlar veya diğer personel kanunlarına tâbi olanlar ile yurtdışına kamu kurumlarınca gönderilmiş olan öğrencilerin memur olan eşleri ile 77 nci maddeye göre izin verilenlerin memur olan eşlerine görev veya öğrenim süresi içinde aylıksız izin verilebileceği hükme bağlanmakta; eski düzenlemede yer alan sınırlayıcı süre ortadan kaldırılmaktadır.</p>
<p>Öte yandan, eski düzenlemelere göre on yıllık hizmet süresine sahip olma şartı 5 yıla indirilmekte, altı aya kadar olan aylıksız izin kullanma süresi ise 1 yıla çıkarılmaktadır. Yanlış anlaşılmalara sebebiyet verilmemesi açısından da ilgili madde hükmünde yer alan “derhal” ibaresi “10 gün içinde” olarak değiştirilmektedir.</p>
<p><strong>Disiplin cezaları</strong><strong> </strong></p>
<p>Eski düzenlemeye göre aylıktan kesme cezasını öngören “ikamet ettiği ilin hudutlarına izinsiz terk etmek”, “toplu müracaat ve şikayet etmek”, “yasaklanmış her türlü yayını görev mahallinde bulundurmak” disiplin cezası olmaktan çıkarılmakta; “iş sahiplerine fiili tecavüzde bulunmak” ise, devlet memurluğundan çıkarılma olarak müeyyidelendirilmektedir. Ayrıca, ödül ve başarı belgesi alanlara verilecek cezalarda hafif olanının uygulanabileceği hüküm altına alınmaktadır.</p>
<p>Aylıktan kesme cezası ile tecziye edilenlerin 5 yıl, kademe ilerlemesinin durdurulması cezası ile tecziye edilenlerin ise 10 yıl boyunca daire başkanı kadrolarına, daire başkanı kadrosunun dengi ve daha üstü kadrolara, bölge ve il teşkilatlarının en üst yönetici kadrolarına, düzenleyici ve denetleyici kurumların başkanlık ve üyeliklerine, vali ve büyükelçi kadrolarına atanamayacakları belirtilmekte ve kapsam genişletilmektedir.</p>
<p>Diğer taraftan, disiplin amirleri tarafından verilen uyarma, kınama ve aylıktan kesme cezalarına karşı disiplin kuruluna, kademe ilerlemesinin durdurulması cezasına karşı yüksek disiplin kuruluna itiraz edilebileceği hüküm altına alınarak belirsizlik giderilmekte; “Disiplin cezalarına karşı idari yargı yoluna başvurulabilir” hükmü ile Anayasada yapılan değişikliklere uyumluluk sağlanmaktadır.</p>
<p><strong>Kadrosu kaldırılan Devlet memurları</strong><strong> </strong></p>
<p>Mezkur düzenleme, kadrosu kaldırılan Devlet memurlarının en geç 6 ay içinde durumlarına uygun bir kadroya atanacaklarını; kurum içinde atama imkânı bulunmayan memurların ise, Devlet Personel Başkanlığınca diğer kamu kurum ve kuruluşlarına atanacaklarını hüküm altına almaktadır. Diğer taraftan, yeni düzenlemede, ilgili personelin eski kadrolarına ait en son almış olduğu her türlü ödemeler toplamının net tutarının yeni kadrolarında aldıkları maaştan fazla olması durumunda aradaki farkın tazminat olarak ödeneceği ve müdür ve daha üst unvanlı kadrolarda görev yapanların araştırmacı, diğerlerinin durumuna uygun kadrolara atanacağı hükmüne yer verilmektedir.</p>
<p><strong>Kamu personeli bilgi sistemi</strong></p>
<p>Mezkûr Kanun Devlet Personel Başkanlığına, <strong>kuruluş kanunlarına ve bütçe türlerine bağlı kalınmaksızın</strong>, tüm kamu kurum ve kuruluşlarının teşkilat yapılarına ve personeline ilişkin konularda, <strong>gerekli gördüğü bilgi ve belgeleri </strong>kamu kurum ve kuruluşlarından talep etme yetkisi verilmekte, kamu kurum ve kuruluşları ise, bu bilgi ve belgeleri vermekle yükümlü tutulmaktadır. Ayrıca, kamu kurum ve kuruluşlarına; atama, yer değiştirme, görevde yükselme, unvan değişikliği ve Devlet Personel Başkanlığınca belirlenecek diğer personel hareketlerini bildirme hususunda zorunluluk getirmektedir.</p>
<p><strong>68/B</strong><strong> </strong></p>
<p>Yeni düzenleme, müsteşar ve genel müdür gibi üst düzey yöneticiliklere yapılacak atamalarda özel sektörde çalışılan sürelerin tamamının hizmet süresinin hesabında dikkate alınmasını hükme bağlamaktadır. Bu düzenleme ile bundan sonra özel sektörde görev yapanlara kamuda üst düzey yönetici olarak atanabilme imkânı sağlanmaktadır.</p>
<p><strong>İlerleme ve yükselme</strong><strong> </strong></p>
<p>Mezkur düzenleme ile 657 sayılı Kanunun 64’üncü maddesi yeniden düzenlenmekte; kademe ilerlemesinde “olumlu sicil almış olması” ve “ilerleyebileceği bir kademenin olması” şartları ile son altı aylık sicil notu 90 ve üzeri olanlara bir kademe verilmesine ilişkin hüküm kaldırılmaktadır. Bunun yerine son 8 yıl içerisinde disiplin cezası bulunmayanlara bir kademe verilmesi esası getirilmektedir. Geçiş hükümleri ile sicil notu ortalaması 90 ve üzeri olanların hakları korunmakta ve 8 yıllık sürenin hesabında dikkate alınmaktadır.</p>
<p><strong>Özürlü personel</strong><strong> </strong></p>
<p>Yeni düzenleme ile özürlü personel için sınavların, ilk defa Devlet memuru olarak atanacaklar için açılan sınavlardan <strong>ayrı zamanlı olarak</strong>, özürlü kontenjanı açığı bulunduğu sürece özür grupları ve eğitim durumları itibarıyla <strong>merkezi olarak</strong> yapılması öngörülmekte ve kurumlar arası farklılıkların önüne geçilmesi amaçlanmaktadır.</p>
<p>Diğer taraftan, özürlü personel çalıştırma yükümlüğünün yerine getirilmesinin takip ve denetimi ile özürlülerin Devlet memurluğuna yerleştirilmesinden Devlet Personel Başkanlığı sorumlu tutulmaktadır. Özürlü açığı bulunan kamu kurum ve kuruluşlarının bir sonraki yıl için alım yapacakları özürlülere ilişkin taleplerini her yılın Ekim ayının sonuna kadar Devlet Personel Başkanlığına bildirmek zorunda olacaklarına ilişkin hüküm getirilmektedir.</p>
<p><strong><span style="font-size: medium;">Bu yazı  Devlet Personel Uzmanları Derneği için hazırlanmıştır. Tüm hakları derneğe aittir.&#8221; www.dpud.org &#8221; biçiminde bağlantı kurulabilir, açık kaynak gösterilmek kaydıyla içerik kullanılabilir. Açık kaynak göstermeden yapılan alıntılar için <span style="text-decoration: underline;">yasal takip yapılacaktır</span>. (c)</span></strong></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.dpud.org/6111-sayili-kanunla-657-sayili-devlet-memurlari-kanununda-gerceklestirilen-duzenlemeler/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Görevde yükselmeye ilişkin sık sorulan sorular</title>
		<link>http://www.dpud.org/gorevde-yukselmeye-iliskin-sik-sorulan-sorular/</link>
		<comments>http://www.dpud.org/gorevde-yukselmeye-iliskin-sik-sorulan-sorular/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 23 Jan 2012 10:20:10 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Ahmetcan Çınar</dc:creator>
				<category><![CDATA[Slaytsov]]></category>
		<category><![CDATA[görevde yükselme]]></category>
		<category><![CDATA[soru cevap]]></category>
		<category><![CDATA[unvan değişikliği]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.dpud.org/?p=348</guid>
		<description><![CDATA[Soru 1: 1998 yılında Başbakanlık Basın ve Halkla İlişkiler Müşaviri olarak memuriyet görevine başlayan ve SGK Başkanlığında “Bilgisayar İşletmeni” kadrosunda görev yapan kişinin SGK’da “şube müdürlüğü” kadrosuna atanabilir mi? Cevap 1: Daha önce “Basın ve Halkla ilişkiler Müşaviri” kadrosunda asaleten çalışmış olması ve mevzuatta aranan diğer şartları taşıması kaydıyla “şube müdürü” kadrosuna görevde yükselme eğitimi [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.dpud.org/wp-content/uploads/2012/01/gorevde-yukselme.jpg"><img class="aligncenter size-medium wp-image-349" title="gorevde-yukselme" src="http://www.dpud.org/wp-content/uploads/2012/01/gorevde-yukselme-300x227.jpg" alt="" width="300" height="227" /></a>Soru 1: 1998 yılında Başbakanlık Basın ve Halkla İlişkiler Müşaviri olarak memuriyet görevine başlayan ve SGK Başkanlığında “Bilgisayar İşletmeni” kadrosunda görev yapan kişinin SGK’da “şube müdürlüğü” kadrosuna atanabilir mi?</p>
<p><span style="font-family: Calibri;">Cevap 1: Daha önce “Basın ve Halkla ilişkiler Müşaviri” kadrosunda asaleten çalışmış olması ve mevzuatta aranan diğer şartları taşıması kaydıyla “şube müdürü” kadrosuna görevde yükselme eğitimi ve sınavına tabi tutulmadan atanması Kurumun takdirindedir. </span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-family: Calibri;">Soru 2: Gümrük Müsteşarlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında 485 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin geçici 7 inci maddesinin yürürlüğe girdiği 19/06/1994 tarihinde on iki yıl çalışan ancak, mezkur tarihte lise mezunu olan ve iki yıllık yüksek okulu 06/10/2000 tarihinde bitiren personel anılan KHK’nın 29 uncu maddesinde yer alan kadrolara atanması mümkün müdür? </span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-family: Calibri;">Cevap 2: İlgili personelin, iki yıllık yüksek öğrenim mezuniyet tarihinin “Kamu Kurum ve Kuruluşlarında Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Esaslarına Dair Genel Yönetmelik” yayım tarihinden sonra olması sebebiyle, söz konusu kadrolara atanması mümkün değildir.</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-family: Calibri;">Soru 3: Bakanlık Taşra Teşkilatında “Araştırmacı” kadrosunda görev yapan personelin daha önce memur, teknik şef ve “fabrika müdür yardımcısı” pozisyonlarında çalıştığı dikkate alınmak suretiyle, “mühendis” kadrosuna atanabilir mi? </span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-family: Calibri;">Cevap 3: Söz konusu personelin daha önce “Fabrika Müdür Yardımcısı” pozisyonunda asaleten görev yapmış olması ve “mühendis” unvanını öğrenim durumu itibariyle ihraz etmiş bulunması halinde, mevzuatta aranan diğer şartları da taşıması kaydıyla, unvan değişikliği sınavına tabi tutulmadan “mühendis” kadrosuna atamasının Kurumun takdirindedir.</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-family: Calibri;">Soru 4: Daha önce Milli Eğitim Bakanlığında öğretmen olarak görev yapan personel, 657 sayılı Devlet Memurları Kanununa tabi hangi kadrolara görevde yükselme sınavına tabi olmaksızın atanabilir? </span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-family: Calibri;">Cevap 4: Kamu kurum ve kuruluşlarının kendi özel yönetmeliklerinde “İdari Hizmetler Grubu”nda düzenlenmiş olan memur, bilgisayar işletmeni, veri hazırlama ve kontrol işletmeni ve benzeri görevlere, bu görevlerle aynı düzeyde veya daha alt düzeyde gösterilen diğer görevlere; daha önce asaleten öğretmen olarak çalışmış olması ve mevzuatta belirtilen şartları taşıması kaydıyla, görevde yükselme eğitimi ve sınavına tabi olmadan atanması ilgili kurumun takdirindedir.</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-family: Calibri;">Soru 5: Daha önce “araştırma görevlisi” kadrosunda görev yapmış olan ve halen üniversitede memur olarak çalışan personel, görevde yükselme eğitimi ve sınavına tabi tutulmadan üniversitede yer alan “şef” kadrosuna atanabilir mi? </span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-family: Calibri;">Cevap 5: Söz konusu personel 2914 sayılı Yüksek Öğrenim Personel Kanununa tabi olarak Üniversitede daimi statüde öğretim yardımcısı kapsamında “araştırma görevlisi” kadrosunda en az iki yıl görev yapmış olması ve mevzuatta aranan diğer şartları taşıması kaydıyla görevde yükselme eğitimi ve sınavına tabi tutulmadan “şef” unvanlı kadroya atanması Kurumun takdirindedir.</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-family: Calibri;">Soru 6: Şef ve mühendis unvanlı kadrolar için düzenleneceği ilan edilen ve farklı tarihlerde gerçekleştirilecek olan görevde yükselme ve unvan değişikliği sınavlarına aynı anda başvurulabilinir mi? </span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-family: Calibri;">Cevap 6: İlgili yönetmeliklerde belirtilen usul ve esaslara uyulması kaydıyla mümkündür.</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-family: Calibri;">Soru 7: Kadının Statüsü ve Sorunları Genel Müdürlüğünde açılması planlanan görevde yükselme eğitimine katılmak için başvurmuş olan bir personelin aylıksız izinde geçirdiği süreler, adı geçen Genel Müdürlüğün Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Yönetmeliğinde yer alan “…toplam hizmetinin en az iki yılını Genel Müdürlükte geçirmiş olmak” hükmü çerçevesinde değerlendirilebilir mi? </span></p>
<p><span style="font-family: Calibri;">Cevap 7: Hizmet süresinin hesabında aylıklı izinde geçen sürelerin dikkate alınması gerekmektedir.</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-family: Calibri;">Soru 8: Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğünde memur olarak çalışan ve Karadeniz Teknik Üniversitesi Fatih Eğitim Fakültesi Biyoloji Öğretmenliği Tezsiz Yüksek Lisans programı mezunu olan personel Kurumunda yer alan “biyolog” unvanlı kadroya atanabilir mi? </span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-family: Calibri;">Cevap 8: Memur unvanlı kadrodan biyolog unvanlı kadroya, bu unvanı ihraz etmiş olanların; mevzuatta aranan diğer şartları taşımaları ve unvan değişikliği sınavında başarılı olmaları halinde atanmaları mümkün olup, “biyolog” unvanını ihraz edip etmediği veya hangi unvanı ihraz ettiği hususunda YÖK’ten görüş almaları uygun olacaktır.</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-family: Calibri;">Soru 9: Türkiye Demiryolu Makineleri Sanayi A.Ş. Genel Müdürlüğünde endüstri meslek lisesi mezunu teknisyen olarak göreve başlayan ve daha sonra Teknik Eğitim Fakültesi Metal Eğitimi Bölümü Metal Öğretmenliğini bitiren bir personelin unvan değişikliği sınavına katılabilir mi, sınavı kazanması halinde “yüksek tekniker” unvanı alabilir mi? </span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-family: Calibri;">Cevap 9: İlgili mevzuata göre ihdas edilmiş pozisyonlara atama yapılması mümkündür. Teknik Eğitim Fakültesi Metal Öğretmenliği Bölümü mezunu olan personelin ancak öğrenimle ihraz ettiği unvan için açılacak unvan değişikliği sınavına mevzuatta aranan şartları taşıması kaydıyla katılabilir. </span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-family: Calibri;">Soru 10: Hakkari İl Özel İdaresi Genel Sekreterliğinde işçi statüsünde çalışan ve Kocaeli Üniversitesi Endüstri Mühendisliği Bölümü mezunu olan personel, mühendis kadrosuna atanabilmek için adı geçen kurumda unvan değişikliği sınavına katılabilir mi? </span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-family: Calibri;">Cevap 10: Memur unvanında olmayan personelin Kurumca açılacak unvan değişikliği sınavına katılması mümkün bulunmamaktadır. </span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-family: Calibri;">Soru 11: Teknik Öğretmen unvanını ihraz etmiş olan personel, tekniker unvanlı kadro için açılan unvan değişikliği sınavına katılabilir mi?</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-family: Calibri;">Cevap 11: Tekniker unvanlı kadrolar için açılan unvan değişikliği sınavına, tekniker unvanını ihraz etmiş olanların katılması mümkündür. </span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-family: Calibri;">Soru 12: Savunma Sanayi Müsteşarlığı personeli TÜBİTAK Başkanlığınca yürütülen doktora sonrası araştırma burs programı kapsamında yurt dışı eğitimine gönderilebilir mi? </span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-family: Calibri;">Cevap 12: Yetiştirilmek Amacıyla Yurt dışına Gönderilecek Devlet Memurları Hakkında Yönetmelik hükümleriyle belirlenen dış kaynaklı burs veya şahsen temin edilmiş burs kapsamı dışında sağlanan bursla yurt dışına gönderilmesi mümkün değildir. 657 sayılı Kanunun 108 inci maddesindeki şartları sağlaması halinde kendisine aylıksız izin verilebilir. </span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-family: Calibri;">Soru 13: Tütün ve Alkol Piyasası Düzenleme Kurumu Başkanlığında Başkanlık Müşaviri olarak görev yapan kişi, “programcı” veya “çözümleyici” kadrolarından birisine atanabilir mi? </span></p>
<p><span style="font-family: Calibri;">Cevap 13: Yukarıda belirtilen kadrolardan birine atanması Kurumun yetkisi dâhilindedir.</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-family: Calibri;">Soru 14: Emniyet Genel Müdürlüğünde hizmetli olarak çalışan bir personel, daha sonra İnönü Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesini bitirdiği takdirde eğitimine uygun kadroya atanabilir mi? </span></p>
<p><span style="font-family: Calibri;">Cevap 14: Kamu kurum ve kuruluşlarında Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Esaslarına Dair Genel Yönetmelik kapsamında bulunan personel, hizmetli unvanlı kadrodan Genel İdari Hizmetleri Sınıfında bulunan kadroya görevde yükselme eğitimi sonunda yapılan sınavda başarılı olması halinde atanması mümkündür.</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-family: Calibri;">Soru 15: Kara Kuvvetleri Komutanlığında uzman çavuş olarak iki yıl görev yapan ve hala Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığında hizmetli unvanlı kadroda çalışan personel, görevde yükselme eğitimine tabi olmaksızın memur kadrosuna atanabilir mi?</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-family: Calibri;">Cevap 15: Daha önce uzman çavuş olarak görev yapan ve halen adı geçen bakanlıkta hizmetli unvanlı kadroda çalışan personel, mevzuatta aranan şartları taşıması kaydıyla memur unvanlı kadroya görevde yükselme eğitimi ve sınavına katılmadan atamasının yapılması Kurumun takdirindedir.</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-family: Calibri;">Soru 16: Daha önce Ziraat Bankası A.Ş.’de şube müdürü kadrosunda görev yapan ve daha sonra özelleştirme uygulamaları kapsamında araştırmacı kadrosunda Ankara Üniversitesi Rektörlüğüne atanan personel, kendi kurumunda şube müdürü unvanlı kadroya atanabilir mi?</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-family: Calibri;">Cevap 16: Daha önce şube müdürü unvanlı kadroda asaleten görev yapan ve mevzuatta belirtilen diğer şartları taşıyan söz konusu personelin atamasının yapılması Kurumun takdirindedir.</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-family: Calibri;">Soru 17: Orman Genel Müdürlüğünde istihdam edilen işletme müdür ve işletme müdür yardımcılarından bazılarının, görevde yükselme ve unvan değişikliği sınavına tabi tutulmadan başmühendis unvanlı kadrolara atanmaları mevzuata uygun mudur?</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-family: Calibri;">Cevap 17: Söz konusu personel daha önce ihraz etmiş olduğu işletme müdürü veya işletme müdür yardımcısı unvanlı kadrolardan, başmühendis unvanlı kadroya atanmaları görevde yükselme mahiyetinde bir atama olmaması sebebiyle, söz konusu kadrolara mevzuatta aranan diğer şartları taşımaları kaydıyla, atanmaları Kurumun takdirindedir.</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-family: Calibri;">Soru 18: Halen Belediyede zabıta memuru olarak çalışan hukuk fakültesi mezunu ve avukatlık ruhsatnamesine sahip zabıta memuru unvanlı personelin, sınavsız avukat unvanlı kadroya atanabilir mi?</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-family: Calibri;">Cevap 18: Unvan değişikliğine tabi kadrolara atanmak için unvan değişikliği sınavında başarılı olmak gerekmekte olup, zabıta memuru unvanlı kadrodan avukat unvanlı kadroya, unvan değişikliği sınavında başarılı olanların atanması mümkündür.</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-family: Calibri;">Soru 19: Çevre ve Orman Bakanlığında uzman unvanı ile görev yapan personelin Kültür ve Turizm Bakanlığına şehir plancısı unvanlı kadroya ve daha önce TEKEL Genel Müdürlüğünde mesleğe yardımcılık ya da stajyerlik dönemi sonunda öngörülen yeterlilik sınavına girmeden ve belirli süre hizmet içi eğitim sonucu kontrolör unvanını alan personelin şube müdürü kadrosuna atanabilir mi?</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-family: Calibri;">Cevap 19: Söz konusu personel, unvan değişikliği sınavında başarılı olması kaydıyla şehir plancısı kadrosuna atanmasının mümkündür, ayrıca daha önce ihraz etmiş olduğu kontrolörlük unvanının, kanunlar, tüzükler veya yönetmelikler çerçevesinde yardımcılık ya da stajyerlik dönemi sonunda öngörülen yeterlilik sınavı sonucunda elde edilmediğinden, şube müdürü kadrosuna görevde yükselme sınavında başarılı olması halinde atanabilir.</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-family: Calibri;">Soru 20: Uludağ Elektrik Dağıtım Anonim Şirketi Genel Müdürlüğünde memur pozisyonunda görev yapan personel, daha önce Milli Savunma Bakanlığında plan proje analiz uzmanı (elektronik mühendisi) olarak sözleşmeli pozisyonunda görev yaptığından bahisle, sınavsız iki sayılı cetvele tabi mühendis pozisyonuna atanabilir mi?</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-family: Calibri;">Cevap 20: Adı geçen personel, Milli Savunma Bakanlığında plan proje analiz uzmanı olarak istihdam edildiği anlaşılmış olup, söz konusu mühendis unvanını ihraz etmiş sayılmayacağı değerlendirilmektedir. İlgili kişinin Kurumunda açılacak unvan değişikliği sınavında başarılı olması kaydıyla, mühendis pozisyonuna atanabilmesinin mümkündür. </span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-family: Calibri;">Soru 21: Uzman erbaş olarak çalışmakta iken istifa ederek görevinden ayrılan personel koruma ve güvenlik görevlisi dışında hangi kadrolara atanabilir? </span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-family: Calibri;">Cevap 21: Adı geçen personel, İl Özel İdareleri, Belediyeler ve İl Özel İdareleri ve Belediyelerin Kurdukları Birlik, Müessese ve İşletmeler İle Bunlara Bağlı Döner Sermayeli Kuruluşlardaki Memurların Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Esaslarına Dair Yönetmelikte idari hizmetler grubunun 2’nci bendinde geçen unvanlı kadrolara, memuriyete atanmasına engel bir hukuki durumunun olmaması ve mevzuatta aranan diğer şartları taşıması kaydıyla atanması Kurumun takdirindedir.</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-family: Calibri;">Soru 22: Yükseköğretim Üst Kuruluşları ile Yükseköğretim Kurumları Personeli Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Yönetmeliğinin 25’inci maddesinde düzenlenen diğer kamu kurum ve kuruluşlarından naklen atamalara ilişkin düzenleme, fakülte sekreteri, daire başkanı, genel sekreter yardımcısı ve genel sekreter unvanlı kadrolar için de geçerli midir?</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-family: Calibri;">Cevap 22: Adı geçen unvanlı kadrolara atanma işlemi görevde yükselme mahiyetinde bir atama olmaması sebebiyle, bahsedilen kadrolara atama yapılması hususunun, mevzuatta aranan diğer şartları taşıması kaydıyla, Kurumunuzun takdirindedir.</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-family: Calibri;">Soru 23: İki yıllık yükseköğrenimi 1980 yılında bitiren kişi dört yıllık yüksek öğrenim görmüş kabul edilebilir mi? </span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-family: Calibri;">Cevap 23: Mevcut mevzuat çerçevesinde 18/04/1999 tarihinde görevde bulunanlardan, aynı tarih itibariyle iki yıllık yükseköğrenim görmüş olanların dört yıllık yükseköğrenim görmüş kabul edilmesi gerekir.</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-family: Calibri;">Soru 24: Çevre ve Orman Bakanlığında çalışan bir personel Hollanda Eğitim, Kültür ve Bilim Bakanlığı tarafından sağlanan Huygens Bursu kapsamında dört yıl süreli doktora programına katılması dış burs olarak değerlendirilebilir mi? </span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-family: Calibri;">Cevap 24: Hollanda Eğitim, Kültür ve Bilim Bakanlığı tarafından sağlanan Huygens Bursu kapsamında yurtdışı eğitimine gönderilmek istenen personel dış burs kapsamında gönderilemez, şahsen özel burs kapsamında gönderilmesi ise Kurum takdirindedir.</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-family: Calibri;">Soru 25: Daha önce Elektrik Üretim A.Ş. Genel Müdürlüğünde “başmühendis” pozisyonunda asaleten görev yürüten kişi, halen görev yaptığı kurumda “başmühendis” pozisyonuna atanabilir mi?</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-family: Calibri;">Cevap 25: Sınava tabi olmadan başmühendis pozisyonuna ataması, daha önce başmühendis olarak asaleten görev yapması ve söz konusu unvana atanmak için mevzuatta aranan şartları taşıması kaydıyla mümkündür.</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-family: Calibri;">Soru 26: Tapu Kadastro Genel Müdürlüğü emrinde şube müdürü olarak çalışan ve hukuk fakültesi mezunu olan personel, daha önce bölge müdür yardımcısı olarak görev yaptığı için görevde yükselme sınavına tabi olmaksızın hukuk müşaviri kadrosuna atanması mümkün müdür? </span></p>
<p><span style="font-family: Calibri;">Cevap 26: Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğünde şube müdürü olarak çalışan personel, kurum ilgili yönetmelik kapsamında bulunmayan bölge müdür yardımcısı unvanlı kadroda daha önce asaleten görev yapmış olması ve mevzuatla aranan diğer şartları taşıması kaydıyla şube müdürü unvanlı kadrodan hukuk müşaviri unvanlı kadroya görevde yükselme sınavına tabi tutulmaksızın naklen atanması mümkündür.</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-family: Calibri;">Soru 27: Tirebolu Belediye Başkanlığı bünyesinde “Belediye Başkan Yardımcısı” kadrosunda görev yapmakta olan personel, Belediye Başkanlığında yer alan “İnsan Kaynakları ve Eğitim Müdürü” kadrosuna naklen atanabilir mi? </span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-family: Calibri;">Cevap 27: Belediye Başkan Yardımcısı kadrosundan insan kaynakları ve eğitim müdürü unvanlı kadroya atanmanın görevde yükselme mahiyetinde bir atama olarak değerlendirilmemesi sebebiyle söz konusu personel halen belediye başkan yardımcısı kadrosunda asaleten görev yapıyor olması ve mevzuatta aranan diğer şartları taşıması kaydıyla insan kaynakları ve eğitim müdürü kadrosuna görevde yükselme eğitimi ve sınavına tabi tutulmadan naklen atanması kurum takdirindedir.</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-family: Calibri;">Soru 28: 399 sayılı KHK’ya tabi mühendis unvanlı sözleşmeli pozisyonda çalışan personel, yabancı dilini geliştirmek amacıyla kendi imkanlarıyla yurt dışında yabancı dil eğitimi almak istediği için söz konusu personele aylıksız izin verilir mi? </span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-family: Calibri;">Cevap 28: Kamu personelinin kendi imkânlarıyla yurtdışında herhangi bir eğitim programına katılabilmesi hususu mevzuatımızda düzenlenmemiş olup söz konusu personele 10 hizmet yılını tamamlaması şartıyla altı aya kadar aylıksız izin verilmesi kurumun takdirindedir.</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-family: Calibri;">Soru 29: Kastamonu İli Ağılı İlçesinde 1 inci derece İlçe Özel İdaresi Müdürü kadrosunda görev yapan iktisat fakültesi mezunu personel, 1 inci derece Hukuk Müşaviri kadrosuna atanabilir mi?</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-family: Calibri;">Cevap 29: Söz konusu personel mezkur kadroya atanmasında aranan şartları taşımadığından atanamaz.</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-family: Calibri;">Soru 30: Kastamonu Üniversitesi ve bağlı birimlerinde görev yapmakta olan aday memurlar, unvan değişikliği sınavına başvuruda bulunması halinde başvuruları değerlendirilir mi? </span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-family: Calibri;">Cevap 30: Unvan değişikliği sınavına; temel eğitim, hazırlayıcı eğitim ve staj sonunda başarılı olarak asaleti tasdik edilen devlet memurları başvurabilir.</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-family: Calibri;">Soru 31: Devlet Personel Başkanlığınca, kamu kurum ve kuruluşlarına yönelik görevde yükselme ortak ders konularına ilişkin müşterek görevde yükselme eğitim programı düzenlenmesi mümkün müdür?</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-family: Calibri;">Cevap 31: Görevde yükselme eğitim programları kurumlar tarafından sadece kendi personeli için düzenlenebileceği gibi, bu eğitime alınacakların sayısı, atama yapılacak görevler ve eğitim programı bir ay önceden Devlet Personel Başkanlığına bildirilerek uygun görüş alınması halinde, Başkanlığımız tarafından veya uygun bulunacak bir kamu kurum ve kuruluşu tarafından müşterek görevde yükselme eğitim programları düzenlenebilir.</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-family: Calibri;">Soru 32: Kurumların görevde yükselme ve unvan değişikliği yönetmeliklerinde yer alan “Değerlendirme Formu”nda belirtilen takdirname ve ödüllerden hangilerinin değerlendirmeye alınması gerekmektedir?</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-family: Calibri;">Cevap 32: Personele verilmiş olan takdirname ve ödüllerden yalnızca atamaya yetkili amirlerce verilmiş olanları değerlendirmeye alınacaktır. Bu bağlamda, takdirnamede imzası bulunan vali, kaymakam ya da amir sıfatı taşıyan kurum yöneticilerinin yetki devri yoluyla “atamaya yetkili amir” sıfatına sahip olup olmadıklarına bakılması gerekmektedir.</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-family: Calibri;">Soru 33: Kurumların görevde yükselme ve unvan değişikliği yönetmeliklerinde yer alan “Değerlendirme Formu”nda belirtilen hizmet içi eğitimler nasıl hesaplanacaktır?</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-family: Calibri;">Cevap 33: Kurumların görevde yükselme ve unvan değişikliği yönetmeliklerinde yer alan “Değerlendirme Formu”nda belirtilen hizmet içi eğitimlerin; 1- Hizmet içi eğitim olan aday memur eğitimlerinin (temel ve hazırlayıcı eğitim, staj) görevde yükselme eğitimlerinin ve diğer hizmet içi eğitimlerin günde en az (5) saat veya daha fazla süreli olanların gün sayısı üzerinden puanlanması, 2- Hizmet içi eğitimlerin günde (5) saatten az olanlarının ise toplanarak her (5) saatinin (1) gün sayılacak şekilde puanlanması, 3- Türkiye ve Orta Doğu Amme İdaresi Enstitüsünde yaptırılacak eğitimler (yüksek lisans ve doktora dahil) ile kısa süreli diğer hizmet içi eğitimlerin 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu ve bu Kanunun 217’nci maddesi gereğince yürürlüğe konulan Devlet Memurları Eğitimi Genel Planı ile yine aynı Kanunun 214’üncü maddesi gereğince yürürlüğe konulan Genel Müdürlüğünüzün kendi hizmet içi eğitim yönetmeliği gereğince programlanarak yürütülmesi halinde, yukarıda belirtildiği şekilde değerlendirilmesi, 4- TÖMER Dil Eğitim Merkezinde verilen eğitimlerin 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu ve bu Kanunun 217’nci maddesi gereğince yürürlüğe konulan Devlet Memurları Eğitimi Genel Planı gereğince programlanarak yürütülmesi halinde ve söz konusu eğitimin tamamlanarak sertifikalandırılmış olması kaydıyla, günde en az (5) saat veya daha fazla süreli olanların gün sayısı üzerinden; günde (5) saatten az olanlarının ise toplanarak her (5) saatinin (1) gün sayılacak şekilde puanlanması suretiyle hesaplanması gerekmektedir. </span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-family: Calibri;">Soru 34: Başka bir kurumda daha önce bir kariyer meslekte (Uzman, müfettiş, denetmen, kontrolör, kaymakam gibi “A grubu” kadroları) yardımcı olarak görev yapmış bulunan bir personel, yardımcılık dönemindeyken memurluğa geçmişse, daha sonra kariyer meslek niteliğinde olmayan bir uzman kadrosuna/pozisyonuna sınavsız atanabilir mi?</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-family: Calibri;">Cevap 34: Bu personel, uzman unvanlı kadroya asaleten atanmadığından dolayı, uzman unvanını kazanılmış hak olarak elde etmemesi nedeniyle, kanunlar, tüzükler veya yönetmelikler çerçevesinde yardımcılık ya da stajyerlik dönemi sonunda öngörülen yeterlilik sınavı ve/veya tez aşamalarında başarılı olduktan sonra atanabilecek görevlere yapılacak atamalarda “Kamu Kurum ve Kuruluşlarında Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Esaslarına Dair Genel Yönetmelik” hükümlerinin uygulanmayacağına ilişkin hükmün yardımcı durumundaki personel açısından söz konusu olmamasından dolayı, uzman unvanlı bir kadro/pozisyona ancak görevde yükselme sınavında başarılı olmaları kaydıyla atanabileceklerdir.</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-family: Calibri;">Soru 35: “Kamu Kurum ve Kuruluşlarında Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Esaslarına Dair Genel Yönetmelik”te yer alan ve görevde yükselme sınav sonuçlarının aynı görev için yapılacak müteakip sınava kadar geçerli olduğunu belirten hüküm ne anlama gelmektedir?</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-family: Calibri;">Cevap 35: Bu hüküm, kurumlara, ilan edilen kadrolarda boşalma olması durumunda, aynı unvanlı kadro için düzenlenecek müteakip görevde yükselme veya unvan değişikliği sınavına kadar, söz konusu sınavlarda başarılı olan ancak kadro sayısı sebebiyle ataması yapılamayanlar arasından sırayla atama yapılmasına olanak sağlanmasına yöneliktir.</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-family: Calibri;">Soru 36: Daha önce uzman çavuş, astsubay, teğmen, üsteğmen, yüzbaşı ve binbaşı rütbelerinde görev yapmış bulunanlar, kamu kurum ve kuruluşlarındaki hangi unvanlı kadrolara atanabilirler?</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-family: Calibri;">Cevap 36: Daha önce söz konusu rütbelerde en az (2) yıl görev yapmış olmaları, Devlet memurluğuna alınmalarına ilişkin hukuki bir engelin bulunmaması ve mevzuatla aranan diğer şartları taşımaları kaydıyla, kamu kurum ve kuruluşlarının kendi özel yönetmeliklerinde; 1- “İdari Hizmetler Grubu”nda düzenlenmiş bulunan koruma ve güvenlik görevlisi unvanlı kadro ile bu görevle aynı düzeyde veya daha alt düzeyde gösterilen diğer görevlere, “uzman çavuş” olarak görev yapmış olanların, 2- “İdari Hizmetler Grubu”nda düzenlenmiş olan memur unvanlı görevlere ve bu görevlerle aynı düzeyde veya daha alt düzeyde gösterilen diğer görevlere, “astsubay” olarak görev yapmış olanların, 3- “Yönetim Hizmetleri Grubu”nda düzenlenmiş olan şef unvanlı ve bu unvanla aynı düzeyde veya daha alt düzeyde gösterilen diğer görevlere, “teğmen” veya “üsteğmen” rütbesinde görev yapmış olanların, 4- “Yönetim Hizmetleri Grubu”nda düzenlenmiş olan müdür yardımcısı veya uzman ile adı geçen unvanlı kadrolarla aynı düzeyde veya daha alt düzeyde gösterilen diğer görevlere, “yüzbaşı” rütbesinde görev yapmış olanların, 5- “Yönetim Hizmetleri Grubu”nda düzenlenmiş olan müdür unvanlı ve bu unvanla aynı düzeyde veya daha alt düzeyde gösterilen diğer görevlere, “binbaşı” rütbesinde görev yapmış olanların görevde yükseleme sınavına tabi tutulmaksızın atanabilmeleri hususu; söz konusu kişilerin, öğrenim yoluyla ihraz etmiş bulundukları unvanlarına ilişkin kadrolara da, unvan değişikliği sınavına tabi tutulmaksızın atanmaları hususu, ilgili kurumların takdirindedir. Söz konusu rütbelerde daha önce görev yapmış ve halen 657 sayılı Devlet Memurları Kanununa tabi bir görevde bulunanlar için de bu hak geçerlidir. </span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-family: Calibri;">Soru 37: Daha önce araştırma görevlisi veya okutman olarak görev yapmış bulunanlar, kamu kurum ve kuruluşlarındaki hangi unvanlı kadrolara atanabilirler?</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-family: Calibri;">Cevap 37: Daha önce en az (2) yıl araştırma görevlisi veya okutman olarak görev yapmış bulunanların şef veya uzman unvanlı kadrolara, söz konusu unvanlar için mevzuatla aranan öğrenim şartını taşımaları kaydıyla, görevde yükselme sınavına tabi tutulmaksızın atanabilmeleri hususu; söz konusu kişilerin, öğrenim yoluyla ihraz etmiş bulundukları unvanlarına ilişkin kadrolara da, unvan değişikliği sınavına tabi tutulmaksızın atanmaları hususu, ilgili kurumların takdirindedir. Araştırma görevlisi veya okutman olarak daha önce görev yapmış ve halen 657 sayılı Devlet Memurları Kanununa tabi bir görevde bulunanlar için de bu hak geçerlidir.</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-family: Calibri;">Soru 38: İstisnai memuriyet kadrolarında görev yapanlar veya daha önce yapmış olanlar kamu kurum ve kuruluşlarındaki hangi unvanlı kadrolara atanabilirler?</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-family: Calibri;">Cevap 38: İstisnai memuriyet kadrolarında görev yapanlar veya daha önce yapmış olanlar, atanmak istedikleri unvanlı kadrolar için mevzuatla aranan öğrenim düzeyine ve hizmetin yerine getirilebilmesi için gerekli eğitim sertifikası gibi belgelere sahip olmaları kaydıyla, görevde yükselme sınavına tabi tutulmaksızın bu kadrolara atanabilmeleri hususu; söz konusu kişilerin, öğrenim yoluyla ihraz etmiş bulundukları unvanlarına ilişkin kadrolara da, unvan değişikliği sınavına tabi tutulmaksızın atanmaları hususu, ilgili kurumların takdirindedir.</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-family: Calibri;">Soru 39: Görevde yükselme ortak konularına ilişkin sorular, Devlet Personel Başkanlığınca hazırlanan “Görevde Yükselme Eğitimi Ders Notları” kitabına dayanılarak hazırlanmak zorunda mıdır? Sınavda sorulan ortak konulara ilişkin soruların bu kitapta yer verilen konular arasında bulunup bulunmadığı hususu Devlet Personel Başkanlığınca mı değerlendirilir?</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-family: Calibri;">Cevap 39: Kurumlarca düzenlenmiş olan görevde yükselme sınavlarında sorulan ortak konulara ilişkin sorular “Görevde Yükselme Eğitimi Ders Notları”nda yer alan konular içerisinde bulunmak zorundadır. Kurumlar, bu ders notlarında bulunmayan bazı hususları, “görev alanları ve atama yapılacak görevin niteliği ile ilgili konular” kapsamında değerlendiriyorsa, mesleki konuları içeren ders notları içerisinde bu konulara yer vermeleri mümkündür. Görevde yükselme sınavlarında sorulan ortak konulara ilişkin soruların Başkanlığımızca yayımlanan ve Başkanlığımız Döner Sermaye İşletmesinden temin edilmesi mümkün bulunan ders notları kitabında yer alan konular arasında bulunup bulunmadığı hususunda, söz konusu ders notlarını içeren kitabın kurumların ilgili sınav kurulunca incelenerek, konunun kesin karara bağlanması gerekmektedir. Söz konusu soruların değerlendirilmesinde eğiticilerin anlattıkları derslerin içeriği değil, “Görevde Yükselme Eğitimi Ders Notları” kitabında yer verilen bilgilerin esas alınması gerekmektedir.</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-family: Calibri;">Soru 40: “Kamu Kurum ve Kuruluşlarında Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Esaslarına Dair Genel Yönetmelik” kapsamında bulunmayan kamu kurum ve kuruluşlarında, unvanlı kadrolara atamalar hangi mevzuata göre gerçekleşmektedir?</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-family: Calibri;">Cevap 40: Kapsam dışındaki kurumlarda münhal bulunan unvanlı kadrolara atanmalarda, kurumların kendi teşkilat kanunu ya da ilgili diğer mevzuatında kendilerine atamaya ilişkin yetkiler tanınmış olan kişi ya da kurulların kararları esas alınmaktadır. 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 36’ncı, 37’nci, 45’inci, 48’inci, 50’nci, 62’nci, 68’inci, 69’uncu, 71’inci, 72’nci, 73’üncü, 74’üncü, 76’ncı, 91’inci, 92’nci ve 93’üncü maddelerinde, bu Kanuna tabi olan personelin kurum içinden yer değiştirme suretiyle ya da kurum dışından açıktan veya naklen atanmalarını düzenleyen usul ve esaslara ilişkin genel hükümler belirtilmiştir. Bu Kanuna tabi olmayan personel açısından ise, ilgili mevzuatınca mezkûr Kanuna atıfta bulunulan hallerde, söz konusu hükümler uygulanır.</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-family: Calibri;">Soru 41: Kurumların kendi özel görevde yükselme ve unvan değişikliği yönetmeliklerinde aynı alt grupta yer almasına rağmen, görevde bulunduğu görev ile aynı düzeydeki diğer görevler için belirlenmiş bulunan öğrenim düzeyine sahip olmayan personelin, aynı alt grupta yer alan diğer unvanlara atanması (örneğin ortaokul mezunu olan bir veri hazırlama ve kontrol işletmeninin, bilgisayar işletmeni kadrosuna atanması) ya da bu kişinin başka bir kurumda münhal bulunan aynı unvanlı kadroya atanması (örneğin ortaokul mezunu olan bir veri hazırlama ve kontrol işletmeninin, başka bir kurumdaki veri hazırlama ve kontrol işletmeni kadrosuna naklen atanması) mümkün müdür?</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-family: Calibri;">Cevap 41: Bu atamaların yapılabilmesi için ilgili personelin öğrenim durumu ile hizmetin yerine getirilmesi için gerekli eğitim sertifikaları gibi belgeler de dâhil olmak üzere, söz konusu unvanlı kadrolar için mevzuatla aranan şartları taşımaları gerekmektedir. Kurumların kendi özel görevde yükselme ve unvan değişikliği yönetmeliklerinde, atanılacak görevler için öngörülen öğrenim düzeyinin altında bir öğrenim düzeyi belirlenmiş olması durumunda ise, mevzuatla aranan diğer şartları taşımaları kaydıyla ilgili personelin atanmaları mümkündür. </span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-family: Calibri;">Soru 42: Bir kurumda şef kadrosunda çalışan ve yazı işleri müdürü görevini tedviren yürüten personelin söz konusu unvanlı kadroya görevde yükselme sınavına tabi tutulmaksızın asaleten atanması mümkün müdür?</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-family: Calibri;">Cevap 42: Bir personel, bir göreve ilişkin kadroda asaleten görev yapmadıkça, bu kadroyu kazanılmış hak olarak elde etmiş sayılamaz. Bu nedenle, ilgili personelin yazı işleri müdürü kadrosuna asaleten atanması, söz konusu unvanlı kadro için açılacak görevde yükselme sınavında başarılı olması ve öğrenim durumu da dâhil olmak üzere, bu unvanlı kadro için mevzuatla aranan diğer şartları taşıması kaydıyla mümkündür.</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-family: Calibri;">Soru 43: Yerel yönetimler seçimlerine katılmak üzere görevlerinden istifa eden, bir dönem belediye başkanlığı yaptıktan sonra kurumlarına geri dönmek için başvuran Devlet memurları hangi görevlere atanabilirler?</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-family: Calibri;">Cevap 43: Yerel yönetimler seçimlerine katılmak üzere görevlerinden istifa eden, bir dönem belediye başkanlığı yaptıktan sonra kurumlarına geri dönmek için başvuran Devlet memurları, belediye başkanı unvanlı kadroda görev yapmış olmaları sebebiyle, görevde yükselme sınavına tabi tutulmaksızın, 1- 18/01/1984 tarihli ve 2972 sayılı Kanunun ek 3’üncü maddesi çerçevesinde, daha önce görev yaptıkları kadroya veya bu kadroyla aynı düzeyde bulunan diğer unvanlı kadrolara, 2- 14/07/1965 tarihli ve 657 sayılı Kanunun 92’nci maddesi çerçevesinde de, öğrenim durumu itibariyle atanabilecekleri diğer unvanlı kadrolara; kurumların kendi özel görevde yükselme ve unvan değişikliği yönetmeliklerinde düzenlenmesi mümkün olan, unvanlar itibariyle belirlenmiş bulunan öğrenim düzeylerinden bir alt öğrenim düzeyinin uygulanması halinde de, bir üst öğrenim düzeyi itibariyle atanabilecekleri diğer unvanlı kadrolara atanmaları hususunun, bahsedilen kadrolara ilişkin öğrenim durumu ile hizmetlerin yerine getirilebilmesi için gerekli özel eğitim, sertifika ve ehliyet gibi belgelere sahip olmaları kaydıyla, ilgili kurumların takdirindedir. </span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-family: Calibri;">Soru 44: Lise ya da meslek lisesi mezunu olup, kamu kurum ve kuruluşlarında programcı yardımcısı, bilgisayar işletmeni, veri hazırlama ve kontrol işletmeni veya teknisyen olarak görev yapan personelin, başka bir kurumda münhal bulunan memur unvanlı kadrolara atanmaları mümkün müdür? </span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-family: Calibri;">Cevap 44: Diğer kamu kurum ve kuruluşlarında programcı yardımcısı, bilgisayar işletmeni, veri hazırlama ve kontrol işletmeni veya teknisyen olarak görev yapan lise ya da meslek lisesi mezunu personelin, memur unvanlı kadroya atanabilmeye ilişkin mevzuatla belirlenmiş bulunan öğrenim şartını taşıyor olmaları sebebiyle, diğer kurumlarda münhal bulunan memur kadrolarına naklen atanmaları mümkündür.</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-family: Calibri;">Soru 45: Lisans öğrenimini Fransız Dili ve Edebiyatı Bölümünde tamamladıktan sonra Türkiye ve Orta Doğu Amme İdaresi Enstitüsü Kamu Yönetimi Lisansüstü Uzmanlık Programından mezun olan personelin, Gümrük Müsteşarlığının yurt dışı teşkilatında münhal bulunan gümrük müşaviri unvanlı kadroya atanmaları mümkün müdür?</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-family: Calibri;">Cevap 45: Gümrük müşaviri kadrolarına atanabilmek için en az dört yıllık eğitim veren hukuk, siyasal bilgiler, iktisadi ve idari bilimler, işletme, iktisat, maliye, kamu yönetimi, uluslararası ilişkiler, matematik ve istatistik fakülte, yüksekokul veya bölümleri ile Gümrük Müsteşarlığı tarafından belirlenecek mühendislik bölümlerinden ya da bunlara denkliği Yükseköğretim Kurulu tarafından onaylanmış yabancı fakülte veya yüksekokullardan birini bitirmiş olmak gerekmektedir. Lisans öğrenimini Fransız Dili ve Edebiyatı Bölümünde tamamlayan ilgili personelin, yukarıda yer verilen lisans eğitimlerinin herhangi birinden mezun olmaması nedeniyle, Türkiye ve Orta Doğu Amme İdaresi Enstitüsü Kamu Yönetimi Lisansüstü Uzmanlık Programını bitirmiş olsa bile, Gümrük Müsteşarlığının yurt dışı teşkilatında münhal bulunan gümrük müşaviri unvanlı kadroya atanması mümkün değildir.</span></p>
<p><span style="font-family: Calibri;"><a href="http://www.dpb.gov.tr">www.dpb.gov.tr</a></span></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.dpud.org/gorevde-yukselmeye-iliskin-sik-sorulan-sorular/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

